Sonu MECBUR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mecbur" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mecbur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mecbur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mecbur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MECBUR

Herhangi bir konuda yükümlü, bir şeyi yapmak zorunda olan. Bağlı, düşkün, tutkun.

  -   -   -  

Anlamında MECBUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MECBUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MECBURCULUK

Mecburcunun durumu.

GÖRÜMLÜ

Bakmağa mecbur. Şırnak kenti, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat ilinde, Almus ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YÜKÜMLÜLÜK

Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.

MAHKUM

Hükümlü. Zorunda olan, mecbur. Kötü bir sonuca varması kaçınılmaz olan.

KİPLİK

Önermelerin yalın, belkili veya mecburi olma nitelikleri.

MUHTAÇ

Bir şeye gereksinim duyan. Yoksul, fakir (kimse). Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan.

FAKÜLTATİF

İstemli. Değişik koşullar altında yaşayabilme yeteneğine sahip olan. Hücre içinde veya oksjensiz koşullar gibi özel bir çevrede de yaşama yeteneğinde olma. İsteğe bağlı, mecburi olmayan.

AEROB

Oksijen varlığında yaşayabilen herhangi bir organizma. Bütün yüksek yapılı hayvan ve bitkiler mecburi aerob, birçok bakteri ve bazı mantarlar anaerob veya fakültatif anaerob canlılardır. Aerobik. Oksijen varlığında yaşayabilen organizma, aerobik. Oksijen varlığında yaşayabilen ve üreyebilen herhangi bir organizma.

KSENOZOM

Bazı deniz protozoonlarının sitoplâzmasında mecburi parazit olarak bulunan ve onunla bölünen, protozoonun dışında kültürü yapılamayan bir simbiyotik parazit. Hücre içerisinde bulunan, önceden serbest yaşamlı olduğu düşünülen, kendisine ait DNA sı olan ve çoğalabilen cisim veya organel.

ZORUNLULUK

Olması gerekme, olduğundan başka olmama, zorunlu olma, mecburluk, mecburiyet, mecburilik, zaruret, ıztırar, zorunluk, zarurilik.

YASA

Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.

TÜSKÜRMEK

Atmak. Geri çevirmek, püskürtmek, ric'ate mecbur etmek. Tıksırmak.

ZOR

Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı. Yüküm, mecburiyet. Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık. "Yapamazsın" anlamında kullanılan bir söz. Güçlükle. Baskı.

ZORUNLU

Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıztırari. Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı.

HOLAMAK

Üstüne yürümek, saldırmak. Koşmak. Genç erkeklerin kendileriyle evlenmeye mecbur edecek şekilde bir genç kıza sarkıntılıkta bulunmak. Kapalı yere birdenbire ya da kapıda duranları atlatarak hızla girmek, dalmak.

MEJBUR

Mecbur.

MUHTAÇLIK

Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı olmayanların içinde bulunduğu durum.

MEJBURET

Mecburiyet.

ZORLAMAK

Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek. Üstelemek, ısrar etmek. Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak.

MEJBURİYET

Arapça kökenli mecbûriyyet: mecburiyet.