MAĞLUP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mağlup" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. mağlup ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mağlup ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mağlup olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MAĞLUP

Yenik (II).

  -   -   -  

Anlamında MAĞLUP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAĞLUP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YENİK

Yenmiş, aşınmış. Savaş ya da yarışmada yenilmiş, mağlup. Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek o şeyde bıraktığı iz.

NAMAĞLUP

Mağlup olmamış, hiçbir yenilgi almamış, yenilgisiz. Yenilgisiz.

SIMAK

Kırmak, bozmak. Yenmek, mağlup etmek.

MEĞLUB

Arapça kökenli mağlûp: mağlup.

YENKMEK

Kazanmak, yenmek. Mağlup etmek. Taşıyabilmek, yerinden kaldırabilmek.

GALMAK

Kalmak. Gelmek, bk. gâlmak. Geri dönmek, dönüşü olmak. Ele almak, bahis mevzuu etmek - sirt yera galmak: mağlup olmak, yenilmek. Gelmek, intikal etmek. Ulaşmak, değmek - uzeruna gâlmak hücum etmek, saldırmak.

AVKMAK

Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Ezmek, ufalamak. Parçalamak, çok küçük parçalara ayırmak. Dövmek. Çamaşırı durulamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Yenmek, mağlup etmek. Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

SINDIRMAK

Kırmak, parçalamak. Yenerek bozmak, mağlup etmek. Sindirmek.

YENİCİ

Yenen, üstün gelen, mağlup eden. Yenilik yanlısı, yeniliği tutan.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

YENİLMEK

Yeme işi yapılmak veya yeme işine konu olmak. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğramak, kaybetmek. Savaş veya yarışmada karşısındakinden aşağı durumda kalmak, kaybetmek, mağlup olmak.