Kelimeler arşivi içinde; başında "mayın" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. mayın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mayın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mayın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAYINLANMAK
MAYINLAMAK, MAYINLANMA, MAYINNAMAK
MAYINLAMA
MAYINSIZ
MAYINCI, MAYINLI
MAYIN
MAYIN
Toprak altına, üstüne veya suyun içine yerleştirilen, doğrudan doğruya çarpma veya basınç etkisiyle patlayarak zarara yol açan patlayıcı madde.
MAYINNAMAK
Hafiflemek (ağrı ve sancı için). Neşelenmek, hoşlanmak.
MAYINLANMA
Mayınlanmak işi.
MAYINCI
Mayın dökmeye yardım eden veya mayın döşeyen kimse.
MAYINLAMA
Mayınlamak işi.
MAYINLAMAK
Bir yere mayın dökmek veya döşemek.
MAYINLANMAK
Mayınlama işi yapılmak.
MAYINLI
Mayını olan, mayınlanmış yer.
MAYINSIZ
Mayını olmayan, mayınlanmamış yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAYIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GAYNAŞMAK
Yakın dost olmak. Kalabalık yaparak ele ayağa dolaşmak: Çocuklar gaynaşmayın, işimize mani oluyorsunuz.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.
BARANAÇ
Baklava biçimi mayın.
DEDEKTÖR
Gaz, mayın, radyoaktif mineral, manyetik dalga vb.ni bulmaya, tanımaya yarayan cihaz, algılayıcı.
OLMİYANDA
Olmayınca, olmadığı zaman.
DEĞMEK
Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek. Zevk veren şeyler hoşa gitmek. Ulaşmak, erişmek. Değerinde olmak. Eş değerde olmak. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek. Karşılık olmak. Herhangi bir nitelikte olmak.
DEBKİ
Teneke kutu: Depkinin içine şeker koymayın.
DOYMAK
İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak.
DIĞITMAK
Ekin, ot gibi bitkilerin büyümesi durmak: Yağmur yağmayınca ekinler dığıttı kaldı.
URAZ
Baht, şans: Uraz olmayınca üvez olmaz. Talih, şans.
GOFULAK
Derbeder, dünyayı takmayan, serbest: O her saman gofulak gezer. Hava alacak şekilde gevşek: Peynir deperken gofulak bırakmayın.
SERSERİ
Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta. Amaçsız. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse). Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.).
HOĞ
Aşırı cinsel istek. Öç, hırs: Hoğunu almayınca duramaz. Kumaşın ince tüyü, hav: Paltomun hoğu döküldü.
GIRMA
Bir çeşit melez köpek. Pürüzlü ve engebeli alan. Beyaz topraklı yer. Tohum ekmek için tarlada pullukla açılan yer: Gırma gırmadan tohum ekme. Bir çeşit av tüfeği. Avcıların saçma bulamayınca telden saçma şeklinde kestikleri parçalar. Bir çeşit tatlı. Salamura yapılmış yeşil zeytin. Davarların yemesi için kesilen ağaç dalları. Kuru odun yapmak için kesilen yaş çam dalları. Tohum ekmek için tarladaki çalı ve ağaçları sökme işi: Bizimkiler bugün Akdere'ye gırmaya gittiler. Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış tahıl. Hayvanların kolay yiyebilmesi için ezilerek verilen arpa. Kumaşa büzülerek yapılan süs, pili. Ortasından ikiye katlanan tüfek. (Tokmacık Yalvaç Isparta). Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış arpa. (Çukurhisar Eskişehir). Dövenle yarı sürülmüş ekin sapı. (Afşar Güdül Ankara).
ABALAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.
KAÇANAK
Taşıt: Kaçanak olmayınca insan nereye gidebilir. Yol.