MAYIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mayın" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. mayın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mayın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mayın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MAYINLANMAK

10 harfli kelimeler

MAYINLAMAK, MAYINLANMA, MAYINNAMAK

9 harfli kelimeler

MAYINLAMA

8 harfli kelimeler

MAYINSIZ

7 harfli kelimeler

MAYINCI, MAYINLI

5 harfli kelimeler

MAYIN

Bazı kelimelerin anlamları

MAYIN

Toprak altına, üstüne veya suyun içine yerleştirilen, doğrudan doğruya çarpma veya basınç etkisiyle patlayarak zarara yol açan patlayıcı madde.

MAYINNAMAK

Hafiflemek (ağrı ve sancı için). Neşelenmek, hoşlanmak.

MAYINCI

Mayın dökmeye yardım eden veya mayın döşeyen kimse.

MAYINLAMAK

Bir yere mayın dökmek veya döşemek.

MAYINLAMA

Mayınlamak işi.

MAYINSIZ

Mayını olmayan, mayınlanmamış yer.

MAYINLI

Mayını olan, mayınlanmış yer.

MAYINLANMA

Mayınlanmak işi.

MAYINLANMAK

Mayınlama işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında MAYIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAYIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GIRMA

Bir çeşit melez köpek. Pürüzlü ve engebeli alan. Beyaz topraklı yer. Tohum ekmek için tarlada pullukla açılan yer: Gırma gırmadan tohum ekme. Bir çeşit av tüfeği. Avcıların saçma bulamayınca telden saçma şeklinde kestikleri parçalar. Bir çeşit tatlı. Salamura yapılmış yeşil zeytin. Davarların yemesi için kesilen ağaç dalları. Kuru odun yapmak için kesilen yaş çam dalları. Tohum ekmek için tarladaki çalı ve ağaçları sökme işi: Bizimkiler bugün Akdere'ye gırmaya gittiler. Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış tahıl. Hayvanların kolay yiyebilmesi için ezilerek verilen arpa. Kumaşa büzülerek yapılan süs, pili. Ortasından ikiye katlanan tüfek. (Tokmacık Yalvaç Isparta). Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış arpa. (Çukurhisar Eskişehir). Dövenle yarı sürülmüş ekin sapı. (Afşar Güdül Ankara).

DEBKİ

Teneke kutu: Depkinin içine şeker koymayın.

DIĞITMAK

Ekin, ot gibi bitkilerin büyümesi durmak: Yağmur yağmayınca ekinler dığıttı kaldı.

BARANAÇ

Baklava biçimi mayın.

ABALAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.

GOFULAK

Derbeder, dünyayı takmayan, serbest: O her saman gofulak gezer. Hava alacak şekilde gevşek: Peynir deperken gofulak bırakmayın.

SERSERİ

Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta. Amaçsız. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse). Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.).

OLMİYANDA

Olmayınca, olmadığı zaman.

DEĞMEK

Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek. Zevk veren şeyler hoşa gitmek. Ulaşmak, erişmek. Değerinde olmak. Eş değerde olmak. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek. Karşılık olmak. Herhangi bir nitelikte olmak.

KAÇANAK

Taşıt: Kaçanak olmayınca insan nereye gidebilir. Yol.

HOĞ

Aşırı cinsel istek. Öç, hırs: Hoğunu almayınca duramaz. Kumaşın ince tüyü, hav: Paltomun hoğu döküldü.

URAZ

Baht, şans: Uraz olmayınca üvez olmaz. Talih, şans.

DEDEKTÖR

Gaz, mayın, radyoaktif mineral, manyetik dalga vb.ni bulmaya, tanımaya yarayan cihaz, algılayıcı.

BARANA

Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.

DOYMAK

İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak.

GAYNAŞMAK

Yakın dost olmak. Kalabalık yaparak ele ayağa dolaşmak: Çocuklar gaynaşmayın, işimize mani oluyorsunuz.