Kelimeler arşivi içinde; başında "may" olan, toplam 130 adet kelime bulunmaktadır. may ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu may ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde may olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAYMUNLAŞTIRMAK, MAYOSPORANGİYUM
MAYDANOZGİLLER, MAYISBÖCEKLERİ, MAYMUNLAŞTIRMA
MAYALANDIRMAK, MAYSTERZİNGER
MAYALANDIRMA, MAYMUNLAŞMAK
MAYATEKNESİ, MAYIFLANMAK, MAYINLANMAK, MAYISBÖCEĞİ, MAYISÇİÇEĞİ, MAYISDİKENİ, MAYISYEDİSİ, MAYMAYLAMAH, MAYMAYNIMAK, MAYMUNLAŞMA
MAYAÇANAĞI, MAYAGAZANI, MAYALANMAK, MAYASIZLIK, MAYIKLAMAK, MAYINLAMAK, MAYINLANMA, MAYINNAMAK, MAYISBASMA, MAYISLAMAK, MAYMALAMAH, MAYMALAMAK, MAYONEZSİZ, MAYUKLAMAK
MAYABOZAN, MAYALAMAK, MAYALANMA, MAYASILLI, MAYHOŞLUK, MAYINLAMA, MAYISTIRA, MAYKARLIK, MAYKIRMAK, MAYLAŞMAK, MAYMASLIK, MAYMAŞLIK, MAYMAŞMAK, MAYMUNBAZ, MAYMUNCUK, MAYMUNLAR, MAYMUNLUK, MAYOCULUK, MAYONEZLİ, MAYŞALAMA
MAYADALI, MAYALAMA, MAYDALAK, MAYDANOZ, MAYDİNOS, MAYFALLA, MAYINSIZ, MAYISLAR, MAYIŞMAK, MAYİSTRA, MAYMALAK, MAYMAŞAK, MAYMAŞIK, MAYMAŞUH, MAYMUNSU, MAYOSPOR, MAYTALAK
MAYABIR, MAYALIH, MAYALIK, MAYAMAK, MAYASIL, MAYASIR, MAYASIZ, MAYASUR, MAYINCI, MAYINLI, MAYISLI, MAYIŞMA, MAYMALA, MAYMANA, MAYNAMA, MAYONEZ
MAYAFA, MAYALI, MAYALU, MAYANA, MAYDAN, MAYDEN, MAYENE, MAYHAR, MAYHOŞ, MAYİNE, MAYLAK, MAYMAH, MAYMAK, MAYMAL, MAYMÖZ, MAYMUN, MAYNAK, MAYOCU, MAYOŞU, MAYRIK, MAYŞOR, MAYTAH, MAYTAK, MAYTAP
MAYEN, MAYET, MAYFA, MAYHA, MAYIF, MAYIK, MAYIL, MAYIN, MAYIS, MAYİL, MAYİŞ, MAYLA, MAYNA, MAYOZ, MAYUS
MAYA, MAYE, MAYİ, MAYO
MAY
MAY
Yağ, tereyağ. Yoğurt. Askerlikte hedef, boy hedefi. İnek kovalama ünlemi.
MAYSTERZİNGER
Şövalyelik devrinde belli başlı ailelerden yetişen ve şatolarda vakit geçiren lirik şairlere Almancada verilen ad. Şövalyelik çağında belli başlı ailelerden yetişen ve şatoda vakit geçiren içsel ozanlara Almanya'da verilen ad.
MAYOSPORANGİYUM
Haploit zoosporlar meydana getiren kalın duvarlı diploit sporangiyum.
MAYDANOZGİLLER
Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri şemsiye biçiminde olan, anason, kereviz, maydanoz, kimyon vb. bitkileri içine alan bir familya.
MAYISDİKENİ
Kırlarda kendiliğinden biten, gülgillerden, çiçeğinin tomurcukları tespih tanesine benzeyen, gövdesinin içi yumuşak öz ile dolu bir bitki.
MAYMUNLAŞTIRMA
Maymunlaştırmak durumu.
MAYISÇİÇEĞİ
Çayırlarda biten, sarı çiçekli, yaraların iyileştirilmesi için yakı gibi kullanılan bir bitki.
MAYIFLANMAK
Nazlanmak.
MAYATEKNESİ
İçinde maya üretilen ağaç tekne. (Senirkent Isparta).
MAYALANDIRMAK
Mayalanmasını sağlamak.
MAYMUNLAŞMAK
Maymuna benzemek, maymun gibi davranmak. Taklitçi davranmak.
MAYISBÖCEKLERİ
Otçul özellikleri dolayısıyle daha çok bitki sağlığı yönünden önem taşıyan ve asalakbilimde arakonakçı olarak ayrıca adları geçen düzlemduyargalı böcekler topluluğu.
MAYALANDIRMA
Mayalandırmak işi.
MAYMUNLAŞTIRMAK
Birini, kendi düşünceleriyle değil başkalarının yönlendirmesiyle hareket eder duruma getirmek.
MAYISBÖCEĞİ
Kurtçuklarıyle tarım bitkilerine çok zarar veren ve gelişimini birkaç yılda tamamlayabilen kınkanatlı.
MAYINLANMAK
Mayınlama işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
ADAKSIZ
Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.
ABAJURSUZ
Abajuru olmayan.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.