Kelimeler arşivi içinde; başında "matla" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. matla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu matla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde matla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MATLAŞTIRMAK
MATLAŞTIRMA
MATLANMAH, MATLANMAK, MATLAŞMAK
MATLAMAK, MATLAŞMA
MATLAK, MATLAP
MATLA
MATLA
Gök cisimlerinin doğması. Gök cisimlerinin doğduğu yer. Divan edebiyatında kaside veya gazelin ilk beyti.
MATLAŞTIRMA
Matlaştırmak işi.
MATLAŞMA
Matlaşmak işi.
MATLAMAK
Şaşmak; hayrete düşmek.
MATLAP
Yazmalarda sayfa kenarına konan ve metinde dikkati çekmesi gereken noktayı imleyen sözcük ya da sözcükler. Bu sözcüğün ya da sözcüklerin süslenmesi.
MATLANMAH
Kendi kendini övmek.
MATLAŞTIRMAK
Mat duruma getirmek.
MATLAK
Tahta kaşık. Faydasız, gereksiz (söz için). Şaşılacak, gülünç şey.
MATLAŞMAK
Mat duruma gelmek.
MATLANMAK
Şaşmak, şaşırıp kalmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde MATLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÜTLENME
Sütlenmek işi. Boya filminin özellikle solventin hızlı uçması ve nemin etkisiyle matlaşması.
DÖRÜ
Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler.
ŞEMPANZE
Primatlardan, ayakları beş parmaklı, tek yavru doğuran, iyi tırmanıcı olan, ormanlarda yaşayan bir tür maymun (Pan troglodytes).
ŞEBEKLER
Primatların alt takımı.
BİŞİRGEÇ
Demir şiş. Saçta yufka ekmeği çevirmeye yarayan tahta aygıt. Yufka çevirmeye yarayan tahta araç, çevirgeç. Yufka ekmeğini pişirirken kullanılan ince çubuk (Çiçekdağı). Saç üzerindeki yufkayı çevirmek için kullanılan demir ya da tahta araç. (Değirmendere Afyonkarahisar; Mamatlar Eğridir, Akçaşar Yalvaç Isparta; Haymana Ankara) (bisligiç) : (Başköy Tavşanlı Kütahya) (bükürgeç) : (Yeşilce Mesudiye Ordu) (pislac) : (Dağgüzeren Bâlâ Ankara) (pisleğeç) : (Kadıobası, Akbaş, Garibçe, Boyalı, Hanlar Güdül Ankara) (pişirgeç) : (Yenikent Aksaray Niğde).
MAYMUNLAR
Omurgalı hayvanlardan, memeliler sınıfının eteneliler alt sınıfına giren bir takım, primatlar.
MAKİGİLLER
Örneği maki (II) olan primatlar sınıfı.
ÇELİKPAMUĞU
Özel hazırlanmış, uzun ve keskin kenarlı çelik tel tomarı. Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye ya da matlaştırmaya yarar.
GOCABORU
Ceviz ağacı kabuğundan yapılan düdük. (Mamatlar Eğridir Isparta).
BİÇİMLENDİRMEK
Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.
FORMATLATMAK
Formatlama işini yaptırmak.
KOLTUK
Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer. Yapıcılıkta yan destek. Koltuklama ya da koltuklanma. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler. Yüksek mevki, makam. Kenar, tenha yer. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye. Kayırma, destek. Genelev. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
PROTOKOL
Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge. Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmî törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşmelerde uygulanan kurallar. Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet. Diplomatlar arasında yapılmış olan anlaşma tutanağı.
APROKARB
Antikolinesteraz etkiye sahip, karbamatlar grubundan böcek öldürücü bir zehir.
HACAMATLAMA
Hacamatlamak işi.
FORMATLAMA
Formatlamak işi.
FORMATLATMA
Formatlatmak işi.
SOLUK
Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.
DÜRÜ
Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.