Kelimeler arşivi içinde; başında "masura" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. masura ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu masura ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde masura olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MASURA
MASURA
Koni veya silindir biçiminde olup üzerine şerit, iplik vb. sarılan, karton, tahta, plastik vb.nden yapılmış olan araç. Çeşme zıvanası. Bir akarsu ölçü birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MASURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAĞSIR
Bez dokuyanların çıkrıkla ip sardıkları parmak kalınlığında kamış, masura.
MASIRA
Bir çeşit üzüm hastalığı. Dokuma tezgâhında atkı ipliklerinin sarıldığı ağaç parçası. Masura. Hıyarın küçüğü. Masura; küçük boy salatalık; turşuluk salatalık.
MEİK
Mekik, masura.
MEMİK
Mekik, masura. Din. Meme başı. Kulağın yumuşak yeri. İlkbaharda çok yağan yağmur nedeniyle ur gibi büyümüş ve mantarlaşmış erik. Mehmet adının halk dilinde bozulmuş biçimi. Eskişehir kenti, Sivrihisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
GÜLCEN
İpliği makaraya ya da masuraya sarmak için iplik çilesinin geçirildiği silindir biçimindeki araç, çıkrık. Halı ipini yumak yapan ataç.
BÜKÜRE
Eğri. Kambur. Çıkrık cağlarının üzerine geçirilen ve yivlerine urgan atılan, tornada yapılmış ağaçtan dalgalı masura.
ELEMGE
Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç.
GÖLEÇEN
İplik büken çıkrığın kamış masurası.
ARUNDO
Masura kamışları.
MAASIR
Bez dokuyanların çıkrıkla ip sardıkları parmak kalınlığında kamış, masura.
MEKİK
El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. Uzay gemisi. Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılmış olan beden hareketi.
MASIR
Dokuma tezgâhında atkı ipliklerinin sarıldığı ağaç parçası. Masura. İnce kamıştan yapılan iplik makarası. Dokuma tezgahlarında üzerine ip sarılan kendirsapı, genellikle bir yıllık incir ağacı ya da teneke boru.
SIRÇAN
1.Eğrilmiş ip yumağı. 2.İplik yapılacak pamuk demeti. Fare, sıçan. Mısır koçanı. Bükülmüş ip yumağı. Sıçan. Fare. Mekik biçiminde sarılmış yumak. (Dereköy Eşme Uşak). Üzerine masura geçirilen demir iğ. Çıkrıkla demir iğ üzerine sarılan iplik, yumak.
DERDEK
Dokuma tezgâhında masuranın sarıldığı kamış.
KELEBE
Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).
ÇAARA
Dokuma makinasında masurayı saran aygıt.
HÖRSETMEK
Masuradaki ya da yumak halindeki ipliği dolaştırmak.
İLİMAR
Kamış ya da ağaçtan yapılan masura.
SÖMEK
1.Taneleri alınmış mısır koçanı. 2.Taze mısır. Zeytin tomurcukları. Yeni sürülen tarlada çıkan ayrıkotu filizi. Elma, armut ve benzerleri meyvelerin çekirdekli, yenmeyen yeri. Toplu, şişman. Sivri şeyler. Masuraya sarılmış iplik. Taranmış yumak biçiminde yün. Mısır koçanı. Su kıyılarında yetişen bir çeşit bitki. Taranmış, bükülmüş yün yumağı. İbrik, çaydanlık ve benzerleri nesnelerin emziği. Sövmek, küfretmek. Tanesiz koçan. İçel şehrinde, Silifke ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
FELERCİKA
Masura sarmaya yarayan araç.