Kelimeler arşivi içinde; başında "maruz" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. maruz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu maruz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde maruz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MARUZ
Bir olayın, bir durumun etkisinde veya karşısında bulunan. Arz edilen, sunulan, verilen.
MARUZAT
Mevki, makam veya yaş bakımından büyük birine sunulan, bildirilen dilek veya bilgi, sunuş.
Bu bölümde tanımı içerisinde MARUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUŞMAK
Rastlamak, rast gelmek. Uğramak. Yakalanmak, tutulmak. Yere çakılmak, düşmek. Devrilmek. Takatten kesilmek. Koyulmak, revan olmak. Tevarüs etmek, tahakkuk etmek. 6.Ddeğmek, temas etmek. Maruz kalmak - akluna duşmak: yad etmek, birden hasretini hissetmek - ayri duşmak: uzak kalmak, ayrı düşmek - tara duşmak: zor güne kalmak, geçimi bozulmak.
ANTİSERUM
Bağışık serum. Bağışıklıktan sonra elde edilen ve özel antikorlar kapsayan serum. Patojen etkenler veya ürünlerine karşı doğal veya yapay yolla oluşturulmuş antikorları içeren serum. Özgün antijene maruz bırakılan hayvandan elde edilen, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve tanısında kullanılan, antikor içeren serum.
FOTOPERİYODİKLİK
Bitkilerin gün ışığına maruz kalmaları neticesinde bileşimlerinde meydana gelen ritmik değişiklikler.
FOTOİLETKENLİK
Bir maddenin ışığa maruz bırakıldığında elektriği iletme özelliği.
FOTOBİRİKME
Gaz halindeki monomerin U.V ışığa maruz bırakıldığında temas halinde bulunduğu yüzey ile tepkime vererek yüzey üzerinde ince bir polimer filmi oluşturması.
YANIT
Cevap. Canlı organizmaların tedavi veya diğer nedenlerle maruz kaldığı maddelere, durumlara karşı gösterdiği tepkime, reaksiyon.
ZEHİRLENMEK
Zehirleme işi yapılmak veya zehirleme işine konu olmak, ağılanmak. Zararlı düşünceler edinmek. Zehre maruz kalmak.
FOTOKROMİZM
UV veya görünür ışığa maruz kaldığında bir maddenin tersinir olarak renk değiştirme özelliği.
TARTAKLANMAK
Tartaklama işine maruz kalmak, hırpalanmak.
FOSFORESANS
Bir maddenin sıcaklık artışı olmaksızın ısıtılması, ışığa maruz bırakılması veya bir elektrik boşalımına uğratılması neticesinde elektronik triplet seviyesinden daha düşük singlet seviyesine ışığın sürekli emisyonu. Floresanstan farkı ilk ışınlama ile son ışımanın eş zamanlı olmamasıdır.
FOTOKROMOJEN
Işığa maruz kaldığında pigment üreten mikobakterilere verilen ad.
SAYRIMSAMA
Sayrımsamak işi, temaruz.
SAYRIMSAMAK
Gerçekte hasta olmadığı hâlde kendini hasta göstermek, temaruz etmek.
FOTOPERİYOT
Gün ışığına maruz kalma süresi. Bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli günlük süre. Gün ışığına maruz kalma süresi. Bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli gündelik süre. Bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli aydınlık süre. Gün ışığına maruz kalma süresi. Bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli günlük süre.
SUNUŞ
Sunma işi. Ön söz. Büyüklere söylenilen söz, maruzat.
FLORESANLIK
Kimi cisimlerin ışık ve röntgen ışınlarına maruz bırakıldıklarında kendiliklerinden muhtelif renkte ışıklar yayma özelliği.
GÖRMEK
Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Çok değer vermek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Yanına gidip konuşmak. Gezmek. Almak. Anlamak, kavramak, sezmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Ziyaret etmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Vermek. Bir şeye erişmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Sahne olmak, geçirmek. Yapmak, etmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak.
LODOSLU
Lodosu olan, lodosa sahip veya lodosa maruz kalan.
EKİMOZ
Herhangi bir darbeye maruz kalan dokulardaki kan damarlarının yırtılması sonucu deri altına kanın toplanmasıyla oluşan morluk, bere, çürük, ezik. Deri veya mukozalarda, yuvarlak veya düzensiz, mavi veya mor renkte, yama tarzında, yaklaşık bir el ayası büyüklüğündeki kanama alanı, ekimotik kanama.
ARJİRYA
Metalik gümüşe uzun süreli maruz kalınması sonucunda, gümüşün dokularda birikmesiyle oluşan grimavi ve siyah renkli durum.