Kelimeler arşivi içinde; başında "marka" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. marka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu marka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde marka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MARKASIZLIK, MARKALANMAK, MARKALAŞMAK
MARKACILIK, MARKALAMAK, MARKALANMA, MARKALAŞMA
MARKAŞMAK, MARKALAMA
MARKAZİT, MARKASIZ, MARKAJCI
MARKALI, MARKACI
MARKAP, MARKAJ
MARKA
MARKA
Resim ya da harfle yapılmış olan işaret. Bilet, para yerine kullanılan metal veya başka şeyden parça. Tanınmış ürün, saygın kişi vb. Bir ticari malı, herhangi bir nesneyi tanıtmaya, benzerinden ayırmaya yarayan özel ad veya işaret.
MARKASIZLIK
Markasız olma durumu.
MARKALAŞMAK
Ürün marka durumuna gelmek. Kişi, kurum ve benzerleri marka durumuna gelmek.
MARKACI
Marka satan kimse. Marka düşkünü olan kimse.
MARKALI
Markası olan.
MARKASIZ
Markası olmayan.
MARKACILIK
Markacı olma durumu.
MARKALAMA
Markalamak işi.
MARKAŞMAK
Baş köşeye kurulup oturmak. Saygısızca ve somurtarak oturmak.
MARKAP
Burnu kıvrık, arkası basılarak giyilen ayakkabı, yemeni.
MARKALANMA
Markalanmak işi.
MARKALANMAK
Markalama işi yapılmak.
MARKAZİT
Mineral. (FeS2; metalimsi parıltı, sarı, çoğunlukla bir oksidasyon zarı ile kaplı; çizgi, yeşilimsi kara; sertlik 6-6.5, özgül ağırlık 4.8-4.9; rombusal.).
MARKALAŞMA
Markalaşmak işi.
MARKAJCI
Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izleyen, tutan.
MARKALAMAK
Bir nesneyi tanıtmak veya benzerlerinden ayırmak için işaret koymak.
Bu bölümde tanımı içerisinde MARKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PERDELEYİCİ
Basketbolda rakibin önüne geçerek top almasını engelleyen oyuncu, markajcı.
LİBRİUM
Klorodiazepoksit hidroklorürün ticari markası.
BELLİK
İşaret, marka. Ayraç.
TUTMA
Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
LAMPREN
"Klofazimin"in ticari markası.
KEVİDON
Thalidomit için ticari marka.
KRON
Danimarka, Estonya, İsveç, İzlanda Norveç ve Slovakya'nın para birimi.
DANİMARKALI
Danimarka halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
BERDİNKA
Bir cins tüfek markası.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
MARKE
"Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, tutmak, gölgelemek, markaja almak" anlamındaki marke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
TUTULMAK
Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak. Birine tutkun olmak, sevmek. Tutuk duruma gelmek. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak. Yakalanmak. Ünlü olmak, meşhur olmak. Kapatılmak, sarılmak.
LAKTOFİL
Sentetik protein lifleri için ticari marka.
KUREMONA
Polivinil alkol sentetik lifler için kullanılan ticari marka.
İSKANDİNAVYALI
İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya'da oturan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
LOPRESOR
Metoprolol tartaratın ticari markası.
DANCA
Danimarka dili. Bu dille yazılmış olan.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
FASON
Kesim. Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal, fason mal.
REDEVANS
Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık.