Kelimeler arşivi içinde; başında "marda" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. marda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu marda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde marda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MARDALAMAK
MARDAĞIL, MARDALAK, MARDALLI, MARDAVIL, MARDAVUL
MARDALI
MARDA
MARDA
Iskarta mal.
MARDAVUL
Ham meyve. Küçük taneli yabanıl üzüm.
MARDALAK
Serseri. Cevizin yeşil kabuğu.
MARDALLI
İri kemikli, iri yapılı insan ya da hayvan.
MARDAVIL
Küçük taneli yabanıl üzüm. Yabanüzümü asması.
MARDALAMAK
Sitem etmek.
MARDAĞIL
Dağlarda biten, kara renkli yabanıl üzüm.
MARDALI
İri kemikli, iri yapılı insan ya da hayvan. Hastalıklı. İri, gösterişli, güzel (insan ve hayvan için).
Bu bölümde tanımı içerisinde MARDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEMENT
Ekmek tahtası. Dişin üzerini kaplayan kemiğe benzer madde. Hücreleri birbirine bağlayan ya da organizmayı zemine bağlayan ara madde. Tüm dişlerin kök kısmıyla kimi dişlerin boyun kısmında, yapısı biraz değişikliğe uğramış kemik dokudan oluşan, damardan yoksun, % 55 organik ve % 45 inorganik madde içeren ve mina katmanını örten tabaka. Dişin kökünü saran ve destek sağlayan kemik benzeri, sementoblastlar tarafından üretilen kemiksi doku, sementum. Dişin onarımında kullanılan dolgu materyalleri.
TEMİZLENMEK
Temiz duruma gelmek, arınmak, paklanmak. Kumarda öbür oyuncu veya oyuncularca bütün parası alınmak. Ortadan kaldırılmak, öldürülmek. Sakıncalı bir durum, iş düzelmek, bitmek. Kadınlarda aybaşı durumu sona ermek.
YEM
Hayvan yiyeceği. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Rüşvet. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Ağızotu.
HEMOPERFÜZYON
Hastanın heparinlendikten sonra, atardamardan bir infüzyon pompası yardımıyla boru sistemi içine sevk edilen kanın reçine veya etkin kömür tozu gibi adsorban bir maddeyle dolu bir kartuştan geçirilmesi ve bir toplardamardan tekrar dolaşıma döndürülmesi biçiminde yapılan, zehirli maddelerin kandan uzaklaştırması için uygulanan bir eliminasyon yöntemi.
ÇİZGİRMEK
Kesilen damardan kan ince fışkırmak. Delik bulunan bir kaptan su fışkırmak.
TROMBOFLEBİTİS
Toplardamarda trombozla birlikte görülen damar duvarı yangısı, paraziter tromboflebitis. Tromboz oluşumu yangıya, yangı oluşumu da büyük çoğunlukla tromboza neden olabilmektedir.
AKROKORDON
Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
YEMLİK
Hayvanlara yem verilen yer veya kap. Karşılıksız geçim sağlanan yer veya kimse. Kumarda kandırılıp parası alınan kimse. Rüşvet, arpalık. Yem için ayrılan.
OKMAK
Kurtulmak. Kumarda ortaya para koymak.
MİZA
Kumarda ortaya sürülen para.
OZMOTERAPİ
Damardan hipertonik solüsyon verilerek yapılan tedavi.
ÖTÜLMEK
Kumarda kaybetmek. Uzanmak, yatmak. Örtülmek.
TROMBOEMBOLİZM
Herhangi bir damardaki trombüsten kopan pıhtı parçasının başka bir bölge damarında tıkanmaya neden olması. Kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüs parçasının başka bir bölge damarında tıkanmaya neden olması. Trombüsten kopan parçalar sonucu oluşan embolusların kana karışarak bir bölgeden diğerine taşınması.
FİŞ
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.
EPİSKLERA
Gözde skleranın dış yüzünü oluşturan, altta tenon kapsülüyle birleşen, damardan zengin gevşek bağ doku.
TÜLETMEK
Yüzmek. Kumarda karşısındakinin parasını almak : Bu akşam Ali'yi tületmişler. Kumarda yenmek, parasının tümünü almak.
TÜLEMEK
Sıçramak. Kuş, tavuk ve benzerleri kanatlı hayvanlar tüy değiştirmek. 1.Kumarda ya da ticarette para yitirmek. 2.Kumarda yenmek. 3.Yoksul düşmek. Bir şeyi sona erdirmek. Bir işin hilesini, kolayını öğrenmek, ustalaşmak. Kumarda para yitirmek. Ocakta ateş kendi kendine sönmek. Kümes hayvanları, kuşlar tüy dökmek. Tüy değiştirmek.
CULAMAK
Tüylerini yolmak, dökmek. Kumarda para yitirmek, soyulmak. Bağlamak, eklemek.
ÇUR
Kumarda kaybedene verilen son hak ve bir miktar para. Bir çeşit oyun. Sarışın, açık sarı renkli. Kapıp kaçma.
BOĞULMAK
Boğma işine konu olmak. Bunalmak. Kumarda hileli oyun sonunda her şeyini yitirmek. Havasızlıktan ölmek.