Kelimeler arşivi içinde; başında "man" olan, toplam 407 adet kelime bulunmaktadır. man ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu man ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde man olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MANALANDIRABİLMEK
MANALANDIRABİLME, MANGALİTSADOMUZU
MANİFATURACILIK, MANTIKDIŞICILIK, MANTIKSIZCASINA, MANYAKLAŞTIRMAK, MANYETİZMACILIK
MANDİBULEKTOMİ, MANYAKLAŞTIRMA
MANALANDIRMAK, MANASIZCASINA, MANDOLİNCİLİK, MANKURTLAŞMAK, MANOLYAGİLLER, MANSONELLOZİS, MANTARDOĞURAN, MANZARASIZLIK
MANALANDIRMA, MANATİGİLLER, MANDALLANMAK, MANDIKTIRMAK, MANDIRACILIK, MANDİBULARİS, MANİFATURACI, MANİKÜRCÜLÜK, MANİPÜLASYON, MANKURTLAŞMA, MANNOSİDOZİS, MANSONİOİDES, MANTAKALAMAK, MANTARLAŞMAK, MANTAŞGABAĞI, MANTIKSIZLIK, MANYAKLAŞMAK, MANYETİZMACI, MANYETOMETRE
MANAVPINARI, MANCAKLAMAK, MANCARSOVAN, MANCIKLAMAK, MANDALLAMAK, MANDALLANMA, MANDARİNLİK, MANDIKLAMAK, MANDİBULATA, MANGILDAMAK, MANGIRDAMAK, MANĞILDAMAK, MANĞIRDAMAK, MANİPÜLATÖR, MANİSALILIK, MANİTACILIK, MANKILDAMAK, MANTARAĞACI, MANTARBİLİM, MANTARCILIK, MANTARLAMAK, MANTARLAŞMA, MANTIDELİĞİ, MANTIKÇILIK, MANTIKLILIK, MANTIKSIZCA, MANYAKLAŞMA
MANASIZLIK, MANCAKANCA, MANCINIKÇI, MANCINIKLI, MANÇALAMAK, MANDACILIK, MANDAERİĞİ, MANDALLAMA, MANDİBULAR, MANDOLİNCİ, MANGIRAMAK, MANİFATURA, MANİKÜRSÜZ, MANİVELALI, MANKAFALIK, MANSONELLA, MANSONİİNİ, MANSUROĞLU, MANTARHANE, MANTARLAMA, MANTIKLICA, MANUKLAMAK, MANUSKRİPT, MANYETİZMA, MANYETOSUZ, MANZARASIZ
MANALILIK, MANASIZCA, MANAVNALI, MANCARLAR, MANCARLIK, MANCIRDAK, MANDADİLİ, MANDAGÖZÜ, MANDALİNA, MANDALLIK, MANDALSIZ, MANDAPOST, MANDIRACI, MANDİBULA, MANDİYOKA, MANEVİYAT, MANEVİYET, MANGIRCAK, MANGIRCIK, MANGIRLAR, MANGIRMAK, MANGIRSIZ, MANĞIRMAK, MANİCİLİK, MANİFESTO, MANİHAİZM, MANİKÜRCÜ, MANİKÜRLÜ, MANKALLAR, MANKENLİK, Devamını Oku »»
MANADURA, MANAKADI, MANALICA, MANANGOZ, MANASTIR, MANAVGAT, MANAVLIK, MANCALAK, MANCARAK, MANCILIH, MANCILIK, MANCINIH, MANCINIK, MANCIRAK, MANCIRIK, MANCİRİK, MANCULUK, MANÇARAK, MANÇUHAN, MANDAGÖZ, MANDALAK, MANDALLI, MANDARİN, MANDATER, MANDELİÇ, MANDEPSİ, MANDIRAZ, MANDİREN, MANDOLİN, MANDURUS, Devamını Oku »»
MANALIK, MANANUH, MANASÇI, MANASIZ, MANAŞIR, MANATOR, MANAVİŞ, MANAVLI, MANAYİR, MANAYLI, MANCANA, MANÇEYA, MANÇUCA, MANDACI, MANDALA, MANDANA, MANDILA, MANDIRA, MANDRİL, MANDUKA, MANELİK, MANEVRA, MANEYLİ, MANGAFA, MANGAŞA, MANGUZA, MANHAYM, MANISIZ, MANİALI, MANİDAR, Devamını Oku »»
MANACA, MANAÇI, MANAÇİ, MANALI, MANBUL, MANCAK, MANCAR, MANCIK, MANCIL, MANCIR, MANCUK, MANCÜK, MANÇER, MANÇUK, MANDAK, MANDAL, MANDAM, MANDAN, MANDAR, MANDAZ, MANDEL, MANDİK, MANDİL, MANDUZ, MANELİ, MANEVİ, MANEYA, MANGAL, MANGAM, MANGAN, Devamını Oku »»
MANAÇ, MANAK, MANAN, MANAR, MANAS, MANAT, MANAV, MANCA, MANCI, MANÇA, MANÇO, MANÇU, MANDA, MANEJ, MANEN, MANGA, MANGO, MANIÇ, MANIH, MANIK, MANIŞ, MANIT, MANİA, MANİÇ, MANİK, MANİŞ, MANİT, MANKA, MANNA, MANOR, Devamını Oku »»
MANA, MANÇ, MANE, MANI, MANİ, MANK, MANO
MAN
MAN
Şaşma ünlemi. Yüzde olan sarı lekeler, çil. Yeldeğirmeninin tekerleklerine geçirilen demir.
MANALANDIRMAK
Anlam vermek.
MANOLYAGİLLER
Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, manolya vb. güzel kokulu bitkileri içine alan familya.
MANALANDIRABİLME
Manalandırabilmek işi.
MANİFATURACILIK
Manifaturacı olma durumu, bezzazlık.
MANASIZCASINA
Manasızca.
MANGALİTSADOMUZU
Ana vatanı Macaristan olan, son yıllarda Avrupa'da da bulunan, domuz eti ve domuz yağı üreticileri için oldukça fazla tercih edilen, strese ve hastalılara karşı dayanıklı, sağlıklı yapıda, güçlü bacak ve toynakları bulunan, deri yapısı kalın ve tüylü bu sayede hava koşullarından korunması kolay olan, çeşitli renk varyetelerine sahip (sarımsı-beyaz veya kırmızı) domuz ırkı.
MANYAKLAŞTIRMA
Manyaklaştırmak işi.
MANYAKLAŞTIRMAK
Manyak duruma getirmek.
MANALANDIRABİLMEK
Anlamlı duruma getirmek.
MANYETİZMACILIK
Manyetizmacının yaptığı iş.
MANKURTLAŞMAK
Ulusal kimlikten uzaklaşmak, içinde bulunduğu topluma yabancılaşmak.
MANTIKDIŞICILIK
Doğruya ulaşmanın bir aracı olarak mantıksal düşünme gerekliliğinin yadsınması, mantığın yerine sezginin, inancın ve açınlamanın konması.
MANTIKSIZCASINA
Mantıksızca.
MANDOLİNCİLİK
Mandolincinin yaptığı iş.
MANDİBULEKTOMİ
Mandibula kemiğinin bir kısmının uzaklaştırılması.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AHİT
Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
AFŞİN
Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
AHMETLİ
Manisa iline bağlı ilçelerden biri.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ADAVET
Düşmanlık.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
AHİREN
Son zamanlarda, son günlerde, yakınlarda. Son olarak.