MAMI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mamı" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. mamı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mamı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mamı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MAMIHLANMAK, MAMIŞTIRMAK

8 harfli kelimeler

MAMIŞTAN

7 harfli kelimeler

MAMILIK, MAMIŞIK, MAMITLI

6 harfli kelimeler

MAMIRI, MAMIZA

5 harfli kelimeler

MAMIH, MAMIK, MAMIR, MAMIT

4 harfli kelimeler

MAMI

Bazı kelimelerin anlamları

MAMI

Ebe.

MAMILIK

Ebelik.

MAMIR

Sağlam : Benim elbise çok mamırmış. Bütün, temelli, büsbütün. Hep birlikte. Çişli. Memur. Orta Çağ İngiltere'sinde öykü anlatana verilen, ad.

MAMIŞTIRMAK

Ezmek, kırmak.

MAMIZA

Beyaz çiçekli, küçük yapraklı, kökü kesilince süt gibi suyu çıkan yabanıl sarmaşık (havayla karşılaşınca yeşil renk alan bu sıvı içildiğinde ishal yapar).

MAMIHLANMAK

Tavlanmak, iyileşmeye yüz tutmak.

MAMIK

Yaban eriği, dağ eriği. Bir çeşit kara üzüm.

MAMIŞTAN

Kadınlarla konuşmayı seven erkek.

MAMIŞIK

Taşlarla oynanan bir çocuk oyunu.

MAMIH

Kedi yavrusu.

MAMIRI

Hep birlikte.

MAMITLI

Mahmutlu.

MAMIT

Sersem.

  -   -   -  

Anlamında MAMI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAMI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

AÇKISIZ

Açkı yapılmamış, perdahlanmamış, perdahsız.

ANAPARA

İşletilen paranın faiz katılmamış bütünü.

AŞISIZ

Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan (kimse). Aşı yapılmamış (bitki).

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

AKMAN

Bozulmamış, saf, temiz.

ALIŞILMAMIŞLIK

Alışılmamış olma durumu.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

ANLAMAZLIK

Bir şeyi anlamamış, kavrayamamış gibi davranma.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

APRESİZ

Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.

AMBALAJSIZ

Ambalajlanmamış. Ambalajlanmamış bir biçimde.

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

ADAKSIZ

Adağı olmayan, adak adamamış olan. Nişanlı olmayan.

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

ALACAK

Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.