Kelimeler arşivi içinde; başında "malama" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. malama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu malama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde malama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MALAMATLIH, MALAMATLIK
MALAMAĞ, MALAMAK, MALAMAN, MALAMAR, MALAMAT
MALAMA
MALAMA
Samanla karışık tahıl.
MALAMATLIH
Kötülük: Malamatlıh yapmak iyi şey değildir. Utanılacak, kınanılacak durum.
MALAMAR
Kalın urgan.
MALAMAT
Açlık, kıtlık. Sıkıntı, üzüntü, güçlük. Bozgun, ezgin, dağınık. Alçak, aşağılık. Kötü, bulaşık (iş için). Bozgun, utanç verici durum. Kirli, pis. Rezil.
MALAMAĞ
Taneleri ayrılmamış, samanla karışık tahıl.
MALAMATLIK
Pişmanlık. Ayıplanacak, kınanacak durum.
MALAMAN
Taneleri ayrılmamış, samanla karışık tahıl.
MALAMAK
Suçunu gizlemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde MALAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRMIKLAMAK
Tırmalamak. Üzerinde tırmık çekerek toprağı işlemek.
TIRMALANMAK
Tırmalama işine konu olmak.
CIRNAKLAMAK
Tırmalamak.
KUDUZ
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık. Azmış. Bu hastalığa yakalanmış.
SAPITMAK
Ruhsal bir düzensizlik içine düşmek. Saçmalamaya başlamak. Aklını bozmak. Şaşırmak.
TIRMALAMA
Tırmalamak işi, cırlama.
TIRMALAMAK
Tırnaklarıyla çizmek veya hırpalamak, tırnaklamak, tırmıklamak, cırmalamak. Rahatsız etmek.
SARMALANMAK
Sarmalama işine konu olmak veya sarmalama işi yapılmak.
KAMALAMA
Kamalamak işi.
SARMALAMA
Sarmalamak işi.
KİRİZMALAMA
Kirizmalamak işi.
SAÇMALAMA
Saçmalamak işi, abuklama.
HEZEYAN
Saçmalama. Sayıklama. Sabuklanma.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
TAHRİŞ
Tırmalanma, tırmalama. Yakarak kaşındırma.
ÇAPULLAMAK
Bir yeri soymak, yağmalamak.
İĞTİNAM
Ganimet yoluyla alma, yağmalama.
CIRMALAMA
Tırmalama.
TIRNAKLAMAK
Tırmalamak. Tırnaklarını geçirerek yolmaya, kazımaya veya çekmeye çalışmak.
CIRMALAMAK
Tırmalamak.