MAKBUL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "makbul" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. makbul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu makbul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde makbul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MAKBUL

Kabul edilen. Beğenilen, hoş karşılanan. Geçer, geçerli.

MAKBULE

Kabul olunmuş, alınmış. Beğenilen, hoş karşılanan.

  -   -   -  

Anlamında MAKBUL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAKBUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAKBOL

Makbul.

MEHBUL

Arapça kökenli makbûl: makbul.

GEÇER

Yürürlükte bulunan, geçerliği olan, kullanılan. Geçme özelliği olan. Geçer not. Beğenilen, makbul, mergup.

MEBRURE

Hayırlı, beğenilmiş, makbul.

TOSİYA

Gençlerin bağladıkları uçları püsküllü kuşak. Eskiden gençlerin bağladığı uçları püsküllü kuşak; makbul sayılan bir pirinç türü.

MEBRUR

Hayırlı, beğenilmiş, makbul.

LÖYH

Eti makbul olmayan bir tatlısu balığı.

MAKBIL

Makbul.

MAGBUL

Makbul, geçerli.

GULÜV

(Divan edebiyatı terimi) (Söz sanatı terimi) Obartmanın (mübalâğanın) son derecesi ki makbul sayılmazdı.

İĞRAK

(Divan edebiyatı terimi) (Söz sanatı terimi) Obartmanın (mübalâğanın) ikinci derecesi ki pek makbul sayılmazdı.

MALIH

Boyunduruk kayışına geçirilen ağaç çivi. Boyunduruk kayışının ucundaki çivi. Çarık dikmekte kullanılan ve boyunduruk kayışını tesbit etmeye yarayan ağaç iğne, çivi; şimşir ağacından yapılanı makbuldür.

ÖN

Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

DIRINDILIK

Kötü et, makbul olmayan et.