Sonu MAAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "maat" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu maat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında maat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde maat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MAAT

Saraçların deri üzerinde iz yapmak amacıyla kullandıkları uç kısmında birkaç delik bulunan tahta. (Pınarhisar Kırklareli).

CEMAAT

Bir imama uyup namaz kılan kişiler. Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu. İnsan kalabalığı, topluluk.

  -   -   -  

Anlamında MAAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HÜRYA

Hep birden, cümbür cemaat.

CIMAT

Cemaat.

AŞİR

Bir dini tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur'an ayetleri. Aşure. On sayısı. On gün.

CEMAATSİZ

Cemaati olmayan.

CÖMEET

Cemaat.

CEMAATLEŞMEK

Cemaat durumuna gelmek.

CEMAATLEŞME

Cemaatleşmek işi.

İÇAVLU

(Mimarlık) Camilerde soncemaat yeri ile onun önüne getirilen (U) biçimindeki revaklı geçitin çevrelediği, ortasında şadırvan bulunan avlu.

CEMAATLİ

Cemaati olan.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

CEMAATSİZLİK

Cemaatsiz olma durumu.

CÖMAT

Cemaat.

MİYANE

Yeniçeri örgütünde cemaattan küçük ve bölükten büyük olan bir birliğin adı. Bir tür top.

İMAM

Cemaate namaz kıldıran kimse. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı. En önde bulunan kimse, önder. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.

MAALESEF

Üzülerek söylüyorum ki, ne yazık ki, maatteessüf.

EHİL

Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap. Sahip. Karı kocadan her biri, eş. Topluluk, cemaat.

ŞUAYP

Cemaat, kabile. Kızıldeniz'den çıkarılan taşlar. Medyen halkına Tanrı tarafından gönderilmiş bir peygamber.