Kelimeler arşivi içinde; başında "lökosit" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. lökosit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lökosit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lökosit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LÖKOSİTOZOONOZİS
LÖKOSİTOPENİ
LÖKOSİTOZİS
LÖKOSİTÜRİ
LÖKOSİTOZ
LÖKOSİT
LÖKOSİT
Akyuvar.
LÖKOSİTOZOONOZİS
Evcil ve yabani ördek ve kazlarda Leucocytozoon simondi'nin neden olduğu Simulium türü sinekler tarafından taşınan hastalık.
LÖKOSİTOPENİ
Kanda lökosit sayısının azalması; lökosit miktarının normalin altına inmesi.
LÖKOSİTÜRİ
Piyüri.
LÖKOSİTOZ
Lökositozis.
LÖKOSİTOZİS
Kandaki toplam akyuvar sayısının artması, lökositoz. Çoğunlukla nötrofil lökositlerde, açık veya gizli irinli enfeksiyonlarda görülür. İnsan, köpek ve atta nötrofil sayısının toplam lökositlere oranı % 60-70 olup bunun % 75-90 ve daha yüksek olması lökositozis olarak değerlendirilir.
Bu bölümde tanımı içerisinde LÖKOSİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GRANÜLOSİT
Sitoplazmalarında yaygın granüller bulunan nötrofil, eozinofil ve bazofil lökositler.
AGRANÜLOSİT
Sitoplâzmasında granülleri olmayan lökosit. Örnek: Lenfosit, monosit. Taneciksiz akyuvarlar.
DİYAPEDEZ
Akyuvarların (lökositler) kılcal damar duvarını geçerek etrafındaki dokuya ya da iltihaplı bölgeye göç etmeleri. Eritrositlerin kılcal damar duvarından dışarı sızarak etraftaki dokuya veya iltihaplı bölgeye göç etmesi. Yangı olayları sırasında alyuvarların nötrofil lökositlerin geçtiği yoldan, hidrostatik basınç etkisiyle hareketsiz olarak damar dışına çıkmaları. Kan hücrelerinin damar çeperlerinden dokulara sızması.
FAGOSİTİN
Lökositlerde fagositoz sırasında meydana gelen sıcağa dayanıklı protein yapısında bir bakterisidal. Nötrofil granüllerinden salınan bakteri öldürücü bir protein.
AGRONÜLOSİT
Stoplazmasında granülleri bulunmayan lökosit.
KERATOMALASİ
Korneanın beslenme bozukluğu sonucu yumuşayıp yaralar göstererek stromasının erimesi. Mikrobiyal, lökositik veya korneal kökenli proteazların ve kollajenazların etkisiyle biçimlenir.
EOZİNOFİL
Asidofil. Eozinofil lökosit. Eozin seven; eozin denen asit bir boya ile kolayca boyanabilen.
EOZİNOFİLİK
Mikroskopta eozinle kolayca boyanan, eozini kolayca alan hücre veya dokuları ifade eder. Eozinofil lökositlere ait veya eozinofiliyle ilgili olan.
EKSÜDASYON
Damar duvarlarından veya doku yüzeyinden dışarıya, proteinden zengin, lökosit içeren sıvı sızması.
LÖKEMİYA
Lökositleri ve kan yapan organları etkileyen, doğuştan ya da kanserden dolayı ortaya çıkan bir tür hastalık.
EOZİNOFİLİ
Kanda eozinofil lökosit sayısının ileri derecede artması. Aşırı derecede eozinofil lökositlerin üretilmesi ve bunların kanda anormal derecede artması, eozinofilik lökositozis. Genellikle kronik paraziter enfeksiyonlarla ilişkilidir. Belirli organlardaki kimi parazitlerin etkisiyle genel eozinofil sayısı artabilir. Bu artış sıklıkla tanıda kullanılabilir. Doku kesitlerinin eozinle kolayca boyanması.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
KLASMATOSİT
Bazı dokularda bulunan değişken bazofil lökosit ya da makrofaj.
KEMOKİNLER
Yangı (iltihap) bölgesinden salgılanan interlökin-8 gibi heparin bağlayan, kompleman 5a, lökotrien B4 (LTB4), makrofaj inflamatör proteini (MlPalfa), (MlP1beta) gibi lökosit populasyonunu, makrofajları, CD8+ T lenfositlerini çeken moleküller.
HETEROLİZ
Bir canlıda bir tür hücrenin lizin adı verilen ürünleriyle diğer hücre tiplerini yıkımlaması. Nötrofil lökositlerin diğer hücreleri enzimatik olarak yıkımlaması heteroliz için iyi bir örnektir.
DEGRANÜLASYON
Yerel iltihaplanmalarda ya da bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb.nin sitoplâzmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel iltihaplanmalarda veya bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler gibi hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel yangılarda veya kimi alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler ve benzerleri hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılarak kaybedilmesi.
ADEZYON
Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.
LENFOSİTOZİS
Lenfositik lökositozis.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
İNTERLÖKİN
Lökositlerden salınıp lökositler arasında etkileşim yapan sitokinler.