LOKMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lokma" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. lokma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lokma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lokma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LOKMA

Ağza bir defada alınıp götürülen yiyecek parçası, sokum. Yemek. Türlü kalınlıktaki cıvataları, boşluğuna geçirip sökmeye veya sıkıştırmaya yarayan metalden alet. Lokma tatlısı. Genellikle haksız olarak ele geçirilen mal veya para.

LOKMACIK

Küçük lokma.

LOKMAN

Koncu kısa ayakkabı. Adıyaman ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

LOKMANLI

Kocaeli şehri, Kandıra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

LOKMALANMAK

Yemek yemek, karnını doyurmak.

LOKMACI

Lokma yapan veya satan kimse.

LOKMACILIK

Lokmacı olma durumu. Lokmacının işi.

  -   -   -  

Anlamında LOKMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LOKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CUMUR

Yağda kızartılmış ekmek. Peynirle taze mısır ekmeğinden yapılan bir çeşit yemek. Yağda kızartılmış ekmek lokmalarıyla yapılan tatlı. Cumhur.

ETER

Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar. Bir tür organik yağ çözücü. Hekimlikte kullanılan, çok uçucu, renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı, lokman ruhu.

DIHIM

Lokma.

BATURMA

Kıyılmış et, bulgur, soğan, domates, maydanoz, biber, hıyar, haşlanmış lahana ve asma yaprağı ile yapılan, çiğ ve soğuk olarak yenen bir çeşit yiyecek, çerez. Lokma, bir lokma.

BAĞLAÇSIZLIK

Aralarında sıkı ilgi bulunduğu halde iki kelime veya kelime öbeğinin bağlaçsız olmaları hali. ister istemez, Kan koça, Ağzına vur lokmasını al gibi. (Söz sanatı terimi) Cümlenin akışına hız vermek üzere bağlaç kullanmayış. Genç, ihtiyar, kadın erkek hepsi koşuştular. Çocuk koşuyor, zıplıyor, bağırıyor, oynuyordu, gibi. Tümcenin akışını hızlandırmak için bağlaçları atma sanatı, ör. "Onun geleceği duyulunca kadın, erkek, genç, ihtiyar yollara düştüler; yollarına çiçekler serptiler, candan alkışladılar...".

ÇIRIĞTA

Lokma tatlısı.

ÇIRILTA

Lokma tatlısı.

BİŞŞİ

Lokma tatlısı.

BANAK

Ekmek parçası, lokma.

ÇİYNEM

Lokma.

BIRTLAK

Fazla olgun: Bırtlak üzüm sevmem. Patlak (göz hakkında). Sarkık (yanak hakkında). Hamurdan yapılan bir yemek, lokma.

TIKIM

Ağzın alabileceği büyüklükte lokma.

CİRİHTA

Lokma tatlısı.

BANIM

Lokma, ekmek parçası. Sulu yemek, sulu katık. Yudum. Az kalmış yemek. Sütün kaymağı. Bir lokmalık.

SOKUM

Lokma. Yufka ekmeğinden yapılmış olan dürüm.

SUNUM

Sunma işi. Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması. Lokma, parça.

BANIÇ

Lokma, ekmek parçası. Yudum.

DIKIM

Biraz, bir parça, azıcık. Lokma: Bir dıkım yemek yedim. Lokma.

ÇİĞNEYİM

Bir parça, bir lokma.

TİKE

Et, ekmek, peynir vb.nde parça, lokma, dilim.