Kelimeler arşivi içinde; başında "lim" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. lim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LİMBURGERPEYNİRİ
LİMNOPLANKTON, LİMNOBİYOLOJİ, LİMONATACILIK
LİMFOSENTRUM
LİMNOBİYONT, LİMİTSİZLİK, LİMONNANESİ, LİMONELMASI, LİMONÇİÇEĞİ
LİMNOFİLUS, LİMFONODUS, LİMFATİKUS, LİMNOBİYOZ, LİMONLAMAK, LİMNAEACEA, LİMNOLOJİK, LİMANLAMAK, LİMONCULUK, LİMONATACI
LİMONUMSU, LİMİKOLUS, LİMFONODİ, LİMONKÜFÜ, LİMONLAMA, LİMNODROM, LİMONTUZU, LİMBELİMP, LİMNOLOJİ, LİMANLAMA, LİMANDERE
LİMONATA, LİMNETİK, LİMANKÖY, LİMİTSİZ, LİMİTANS, LİMFATİK, LİMONLUK, LİMANLIK
LİMONCU, LİMONİT, LİMSEKİ, LİMNAEA, LİMONLU, LİMONSU, LİMUZİN, LİMİVOR, LİMİTET, LİMANOL
LİMAKİ, LİMPAK, LİMAKS, LİMONİ, LİMBEK, LİMBUS
LİMNİ, LİMAN, LİMBO, LİMEN, LİMFA, LİMİT, LİMKA, LİMLA, LİMON
LİME, LİMİ, LİMA
LİM
LİM
Küçük limon.
LİMNOFİLUS
Durgun sularda iyi gelişen.
LİMNOPLANKTON
Tatlı su, göl ve bataklıklarda bulunan plankton. Tatlı su, göl ve bataklıklarda bulunan mikroorganizmalar.
LİMONÇİÇEĞİ
Akasma.
LİMİTSİZLİK
Limitsiz olma durumu.
LİMONELMASI
Bir çeşit elma.
LİMBURGERPEYNİRİ
Keskin koku ve aroması olan bir tür yumuşak beyaz peynir.
LİMNOBİYOLOJİ
Durgun sulardaki canlı organizmaları inceleyen bilim dalı.
LİMFOSENTRUM
Lenf merkezi.
LİMFATİKUS
Lenfle ilgili olan.
LİMONNANESİ
Melissa officinalis, oğulotu.
LİMNOBİYONT
Tatlı suda yaşayan.
LİMFONODUS
Lenf yumrusu, beze.
LİMONLAMAK
İçine, üstüne limonun suyunu sıkmak veya katmak.
LİMONATACILIK
Limonata yapma veya satma işi.
LİMNOBİYOZ
Tatlı sulardaki tüm yaşam.
Bu bölümde tanımı içerisinde LİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AGRONOMİ
Çiftçilikle ilgili bilgilerin araştırıldığı bilim dalı.
AKUSTİK
Yankı bilimi. Yankılanım.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AEROLOJİ
Hava araştırmaları bilimi.
AHLAKİYAT
Töre bilimi.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AKADEMİK
Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.
ABUHAVA
İklim.
AKTİNOLOJİ
Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AKLISELİMLİK
Aklıselim olma durumu.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AKBUĞDAY
Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.