Sonu LELİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lelik" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lelik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lelik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lelik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

RASGELELİK, BONFİLELİK, HERGELELİK, MEZBELELİK

9 harfli kelimeler

HAMİLELİK, NAFİLELİK

8 harfli kelimeler

ÇİYLELİK, KÜVLELİK, BELLELİK, AMELELİK

7 harfli kelimeler

AİLELİK, HELELİK, KÜLELİK, LALELİK, KÖLELİK, ÖYLELİK

5 harfli kelimeler

LELİK

Bazı kelimelerin anlamları

LELİK

Çok ağlayan kimse.

NAFİLELİK

Yararsızlık, boşunalık.

BONFİLELİK

Bonfile yapmaya elverişli (et).

AİLELİK

Aile ile ilgili, aileye özgü olan.

KÜLELİK

Tandırın hava deliğine takılan bez tıkaç.

ÇİYLELİK

Çakıllı, kumsal toprak.

KÜVLELİK

Tandırların hava deliklerini kapatmaya yarayan paçavra. Tandırın hava deliğini kapamakta kullanılan kapak, paçavra.

HERGELELİK

Hergele olma durumu.

RASGELELİK

Değişmelerin belli bir kurala uymadan aynı olasılıkta olması.

LALELİK

Osmanlı seramik ve cam sanatının güzel örneklerinden olan ve içine lale konulan vazo.

HELELİK

Şimdilik.

KÖLELİK

Köle olma durumu, esirlik, kulluk, esaret.

HAMİLELİK

Gebelik. Hamile elbisesi.

AMELELİK

Amele olma durumu.

BELLELİK

İm belirti.

MEZBELELİK

Çöplük.

  -   -   -  

Anlamında LELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ESARET

Kölelik, tutsaklık, esirlik. Hâkimiyet altında bulunma. Boyunduruk.

REKLAM

Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol. Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb.

BELELİKLE

Böylelikle, böylece.

BÖLELİKLE

Böylelikle.

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

ESİRLİK

Esir olma durumu, tutsaklık, kölelik.

GEBELİK

Gebe olma durumu, hamilelik. Döllenme ile doğum arasında geçen süre. Minnet altında kalma.

ANİMASCOPE

Canlandırmaya yardımcı bir işlem. (Bu işlem, canlı varlıkların ve devingen modellerin çapraşık devinimlerinin canlıresim biçimine sokulmasını sağlar; böylelikle tek tek resim çizme gereği kalmaz).

KULLUK

Kul olma durumu, kölelik, ubudiyet. Karakol. Kulun yaptığı iş.

DOĞURTUCULUK

Sokrates'in, önceden düzenlenmiş birtakım sorularla, karşısındakinin zihninde saklı olan doğruları açığa çıkarma ve böylelikle ona gerçeği buldurma temeline dayanan öğretim yöntemine verilen ad.

BİRİKİMLİK

Sürekli açındırma aygıtında, aygıt işlemeğe devam ettiği halde filmin son bölümünün bir süre durmasını, böylelikle durmuş olan filmin ucuna yeni bir kangal eklenebilmesini sağlayan bölme.

ÇÖPLÜK

Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.

ABDİ

Kullukla, kölelikle ilgili. Nevşehir ilinde, Kozaklı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DUYARKAT

Film tabanı üzerinde yer alan, ışığa karşı duyarlı gümüş bromür ya da gümüş klorürlü kat. (Boş filmin duyarkatı alıcıda kullanıldığında ışık etkisiyle üzerinde gizli bir görüntü oluşur. Bu gizli görüntü, işlemeyle önce negatif, sonra pozitif bir görüntü verir. Böylelikle duyarkat, görüntü oluşturan temel gereçtir. Duyarkatların, gördükleri işlere göre birçok çeşidi vardır). Bir mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı ya da mıknatıslı film üzerine sıvanmış demir oksit katı. (Bu kat, ses aygıtı ya da mıknatıslı görüntü aygıtında kullanıldığında üzerine ses ya da resim imleri çıkar).

İBARE

Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz.

DEĞİŞTİRİMCİ

İşlikten gelen televizyon iminin, yüksek yinelenimli akımlarla birleşmesini, böylelikle vericinin gücünün değiştirilmesini sağlayan aygıt.

BÖYLECE

Tam böyle, bu biçimde. En sonunda, böylelikle.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

ÖYLECE

O biçimde, tam öyle. Öylelikle.

BELELİKNEN

Böylelikle, böylece.