LALAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "lalamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. lalamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu lalamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lalamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

LALAMAK

Alay etmek, birinin yaptıklarını yineleyerek eğlenmek.

  -   -   -  

Anlamında LALAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LALAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SIYKALLAMAK

Parlatmak, düzeltmek, cilalamak : Usta şu çamurun yüzünü sıykalla bakayım.

KOLALAMA

Kolalamak işi.

TELALAMA

Telalamak işi.

ALALAMA

Alalamak işi, kamuflaj.

PEÇELEMEK

Bir şeyi örtmek. Gizlemek. Uzaktan seçilmesin diye bir şeyin üzerine ağaç dalı, çalı vb. şeyler örtmek, alalamak, kamufle etmek.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

GOGOÇ

Topraktan yapılma testi ve çömlek gibi kapları cilalamak için yumurta biçiminde ve büyüklüğünde cilâlı bir taş. Yufka ekmeğin arasına yağ, bal, reçel ve daha çok peynir koyarak yapılan durum.

MÜHRELEMEK

Kâğıdı mühre ile cilalamak, parlatmak, düzeltmek.

SAYKAL

Maden, ayna vb. nesneleri parlatmak için kullanılan cila. Bu cilayı yapan kimse. Cilalamakta kullanılan araç.

ZEİN

Mısırdan elde edilen 17 amino asit içeren, yoğunluğu 1,226 g/mL olan, seyreltik alkolde çözünen, su, seyreltik asit, susuz alkol, terebentin, ester ve yağlarda çözünmeyen, sistin, lizin ve triptofan içermeyen, kağıt kaplamada, baskı mürekkeplerinde, yiyecek kaplamada, etiket cilalamakta, lamine tahtada kullanılan, tatsız, kokusuz, beyazdan açık renge kadar değişik renklerde bulunan, prolamin türü bir protein. Mısır tohumlarında bulunan bir depo proteini.

YALABITMAK

Işık saçarak aydınlatmak. Parlatmak, cilalamak. Tıraş ederek parlatıp güzelleştirmek. Çabucak işi bitirmek: İki kişi, beş dönüm yerin çapasını yalabıttık. Öfkeyle, hızlı vurmak, dövmek. Parlatmak. Güzelleştirmek. Parlatmak, parıldatmak.

CİLALAMA

Cilalamak işi. Cila sürerek parlatmak, cila vurmak.

YALABUTMAK

Parlatmak, cilalamak. Tıraş ederek parlatıp güzelleştirmek.

MALALAMA

Malalamak işi.

GİZLEMEK

Saklamak, görünmeyecek, belli olmayacak bir yere veya bir duruma koymak. Beneklerle, çizgilerle veya renklerle bezeyerek bir şeyi bulunduğu çevreye uydurmak, alalamak, peçelemek, kamufle etmek. Bilerek ve isteyerek bir olguyu haber vermemek.

SAYKALLAMAK

Saykal kullanarak parlatmak, cilalamak.

YALDIRATMAK

Cilalamak.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

KOLA

Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).