Kelimeler arşivi içinde; sonunda "laklı" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. Sonu laklı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında laklı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde laklı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TORUNSOLAKLI
ZARTARLAKLI
ZARTALAKLI
BAĞALAKLI, KABALAKLI, KOZALAKLI
ABALAKLI, ASALAKLI, ÇARLAKLI, ÇITLAKLI, FIRLAKLI, KAVLAKLI
YOLAKLI, GULAKLI, ŞALAKLI, SULAKLI, SOLAKLI, OĞLAKLI, KALAKLI, AHLAKLI, GALAKLI, DOLAKLI, DALAKLI, ÇOLAKLI, BALAKLI, KULAKLI, ANLAKLI
ULAKLI
LAKLI
LAKLI
Lâklama işlemi uygulanmış olan.
YOLAKLI
Çizgili, dilimli.
KAVLAKLI
Çankırı kenti, Kızılırmak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kahramanmaraş ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GULAKLI
İki tarafında tutamakları bulunan tahta rende.
KOZALAKLI
Aydın ilinde, Dalama nahiyesine bağlı bir yer.
ASALAKLI
İçinde ya da üzerinde asalak bulunan canlı. bk. konakçı. İçinde veya üzerinde asalak bulunan canlı, parazitifer.
ÇITLAKLI
Trabzon şehri, Beşikdüzü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ZARTALAKLI
Çalımlı, süslü, gösterişli. Cesur, yiğit, erdemli.
ŞALAKLI
Giresun ilinde, Görele ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KABALAKLI
Zonguldak ili, Beycuma bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BAĞALAKLI
Öksürüklü, tıknefes, hastalıklı.
ZARTARLAKLI
Çalımlı, süslü, gösterişli.
ÇARLAKLI
Trabzon şehri, Şalpazarı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ABALAKLI
Hatay kenti, Kırıkhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
FIRLAKLI
Kilis ilinde, Musabeyli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TORUNSOLAKLI
Adana şehri, Çatalan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALÜMİNYUM
Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al). Bu elementten yapılmış.
CİLA
Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Parlaklık. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Gereksiz süs, gösteriş.
BÖCEKKABUĞU
Mor ile yeşil arasında ve metal parlaklığında olan renk. Bu renkte olan.
BULANMAK
Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak. Parlaklığını ve açıklığını yitirmek. Karışmak. Duruluğunu yitirmek. Mide bulantısı olmak.
AVARELEŞMEK
Aylaklık etmek.
FER
Parlaklık, aydınlık. Canlılık. Güç, kuvvet.
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
HAYLAZ
Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan (kimse), hayta. Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden, yaramaz.
BEYAZLATMA
Beyazlatmak işi, ağartma. Kâğıtçılıkta parlaklığın iyileştirilmesi için hamur bileşenlerinin renginin az veya çok oranda değiştirilmesi, giderilmesi.
CAVLAKLIK
Cavlak olma durumu, çıplaklık.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.
KADİR
Değer, kıymet, itibar. Her şeye gücü yeten (Tanrı). Güçlü, gücü yeter, erkli. Bir yıldızın parlaklık bakımından bulunduğu basamak.
EDEPLİ
Uslu, ince, iyi ahlaklı, terbiyeli, müeddep. Ahlaka uygun bir biçimde.
BENCİLİK
Benci olma durumu, hodpesentlik, egoizm. Kendi benini ve çıkarını hayatın mutlak ilkesi yapan anlayış. İnsanın bütün eylemlerinin ben sevgisiyle belirlenmiş olduğunu, buna göre ahlaklılığın da yalnızca kendini koruma içgüdüsünün bir biçimi olduğunu ileri süren öğreti.
ÇAMGİLLER
Kozalaklılardan, iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen, tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan, çam, köknar, ladin vb. bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası.
İNDİYUM
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In).
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
BİLGE
Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse), hakim.
AVARELİK
İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.