Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ladak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ladak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ladak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ladak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
LADAK
Hırka.
KALADAK
Dövülmemiş ekin sapları.
Bu bölümde tanımı içerisinde LADAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EĞES
Sitem. Tarladaki saban izi. (Beyceli Fatsa Ordu).
KAHAN
Tarladaki zararlı otlar. Tarla ve bostanları yaban otlarından temizlemek için yapılan çapa işi.
DAŞLAMAK
Tarladaki taşları temizlemek. Akarsu taş yığmak. Hayvanın ayağı taşa çarpmak: Ali'lerin atı daşlamışta düşmüş. Taşlamak. Taş atmak.
DIRIMAK
Kazımak, sıyırmak: Hamur teknesini dırıdım. Tarladaki ürünü tırmıkla toplamak, tırmıklamak.
CUĞUL
Birkaç ekin bağının başakları yukarı gelerek toplanmış şekli. Hindi. Tarladaki taş yığını.
ÖMBEK
Tarladaki çukur.
TIKAS
Tarladaki taş yığını.
KEŞEN
Zincirden yular veya ayak kösteği. Peştemal, bir çeşit başörtüsü. Tırmık. Çeşit, tür. Yayılmış, azmış yara. Sürülen tarladaki iri toprak parçalarını ufaltmak için çekilen çalı, tahta sürgü. Donmuş boz renkli toprak. Badana. Su kovası. Dert, sıkıntı. Kırmızı, özlü yapışkan toprak.
PARASALCILIK
Fiyatlar genel düzeyi ve reel gayrisafi yurtiçi hasıladaki değişimlerin ana kaynağını para sunumundaki değişmeler olarak gören ve devletin ekonomiye müdahalesinin dengesizlik yaratacağını ileri süren, Milton Friedman öncülüğündeki iktisadi düşünce akımı.
SAPKAĞNISI
Tarladaki biçilmiş ekini harman yerine taşımak amacıyla özel biçimde hazırlanmış kağnı. (Amasya).
HON
Ekin biçerken sıralanan işçi takımı, işçi bölüğü. Ekin biçilirken sıralanan işçilerin, tarlanın sonuna kadar açtıkları yer. Ekin biçilirken belirtilen bir kısım yer. İşlenen tarladaki toprak kesiti, hendek. Han. Deniz dalgası. Boş: Hon ev. Tırpanın bir vuruşta biçtiği ekin. Harman yeri, ekin yeri. Ekin biçerken sıralanan işçi bölüğü. Tırpanın bir vuruşta açtığı yer. İşçilerin ekip biçerken uyguladıkları biçme düzeni. (Ağın Elâzığ).
DÖMET
Tarladaki ekin yığını, demet.
GIRMA
Bir çeşit melez köpek. Pürüzlü ve engebeli alan. Beyaz topraklı yer. Tohum ekmek için tarlada pullukla açılan yer: Gırma gırmadan tohum ekme. Bir çeşit av tüfeği. Avcıların saçma bulamayınca telden saçma şeklinde kestikleri parçalar. Bir çeşit tatlı. Salamura yapılmış yeşil zeytin. Davarların yemesi için kesilen ağaç dalları. Kuru odun yapmak için kesilen yaş çam dalları. Tohum ekmek için tarladaki çalı ve ağaçları sökme işi: Bizimkiler bugün Akdere'ye gırmaya gittiler. Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış tahıl. Hayvanların kolay yiyebilmesi için ezilerek verilen arpa. Kumaşa büzülerek yapılan süs, pili. Ortasından ikiye katlanan tüfek. (Tokmacık Yalvaç Isparta). Hayvan yemi olarak kullanılan kırılmış arpa. (Çukurhisar Eskişehir). Dövenle yarı sürülmüş ekin sapı. (Afşar Güdül Ankara).
TOSMUK
Tarladaki ot ya da kamış kökü yığını. Darılan, küsen.
KAKMANLI
Tarlalarda toprağın içine gömülü taşlar : Bugün tarladaki bir kakmanlı sabanın demirini kırdı.
GÖCEK
Ağacın gövdesinde dalın çıktığı yer. Ağaçların dibinden çıkan sürgün, piç. Yeni dikilmiş bağ. Bir karış boyunda büyümüş ekin. Taze meyve. Sebze bahçelerinde açılan aralıklı çukurlar. Küfe. Semerlerin arka tarafına takılan çengelli demir. Hayvan semeri. Kilit takılmak için kapıya çakılan halka. Menteşe. İplik makarası. Yapıcılıkta tahtaları birbirine tutturmak için kullanılan ağaç. Yıkanacak çamaşır. Köşe. Kıyı, kenar. Deve yavrusu. Tarladaki yeşil buğday. Çok az (Çiçekdağı). Duvarlardaki ağaç kuşaklar. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta). Taze, güzel. Köşe, kenar, kıyı. Manisa ilinde, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muğla şehrinde, Fethiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ALAH
Tarladaki zararlı bitkiler: Bu yıl tarlayı alah kaplamış.
KEVER
Topraktan yapılan tahıl ambarı. Topraktan yapılan arı kovanı. Tarladaki taş yığını. Soğanın yeşil yapraklarına benzer, etle birlikte yenilen bir çeşit ot.
TEKEÇ
Tekleri birbirine uymayan, benzemeyen, tek kalan (ayakkabı, eldiven, öküz ve benzerleri çiftler için). 1.Kurumuş çamur parçaları. 2.Sürülen tarladaki büyük toprak parçaları. Kekeme.
BADAL
Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.