KIŞLIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kışlık" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kışlık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kışlık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kışlık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIŞLIK

Kışa özgü, kış için. Kışın oturulan yapı, yer.

  -   -   -  

Anlamında KIŞLIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIŞLIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GIŞLIH

Eski türkçe kışlık: kış hazırlığı. Kışlık.

DÖRÜMEVİ

Keçeden yapılmış kışlık çadır.

ALAFA

Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Sumaklanmış, yani teteri denilen tanenli bitki suyuna batırılmış deri. Düğünün ertesi günü gelinin bakire olup olmadığını anlamaya gelen kimseler.

AŞAŞLIK

Buğday ve hamurdan yapılan kışlık yiyecek.

GABALAH

Bebek yatağı. Kışın giyilen başlık. Kışın uçamayan keklik. İri, büyük, seçme. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yanlarında iki uzun atkısı olan erkek şapkası. Çoklukla yünden dokunmuş, iki yanında uzun atkıları olan kışlık başlık. İri yapraklı bir ot.

GAYIT

Bir işin yapılabilmesi için gerekli olan araç, gereç. Kışlık yiyecek, yakacak hazırlığı, düğün hazırlığı gereçleri. Ekmekle beraber yenen yiyecek. Nesne, şey. İş. Parça.

DÜRÜMEVİ

Keçeden yapılmış kışlık çadır.

DORT

Tortu. Pislik. Dört - dort nala: dört nala, koşarak. Peynir suyu ile süt ve yoğurttan yapılan kışlık bir yiyecek. (Köke Gelendost, Tokmacık Yalvaç, Gönen Isparta).

GIŞLIK

Kışlık.

BÜNGÜL

Suyun topraktan kaynayarak çıkması. Köşe, bucak. Kışlık kumanya. Tutam (ot hak.). Kaynak, pınar.

GAYİT

Kışlık yiyecek, yakacak hazırlığı, düğün hazırlığı gereçleri. Çerçeve.

YEYGİ

Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek, yem.

BEYAZTİLKİ

Tilkinin kışlık tüyünden yapılmış olan kürk.

ALAFI

Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Pişmiş fakat boyanmamış deri. Yarı işlenmiş keçi derisi. (Yalvaç Isparta).

GICAN

Kışlık ekmek asmağa yarayan çengel. Isırgan otu.

AVCAR

Ezilmiş, parçalanmış. Tane: Eşek hoşaftan ne anlar, suyunu içer avcarı kalır. Pastırma ve sucuğa konulan baharat. Lezzet, tat. Hıyar, karpuz gibi şeylerin tohumu. Tabak somağının posası. Kışlık yiyecek, kış yiyeceği. Saçma, barut gibi av malzemesi. Mantık, mantıki düzen: Lâfının hiç avcarı yok. Kıvam, karar. Av araç ve gereçleri. Kimyon. Baharat. Sebze bahçesi (Akpınar). Tencereye konan yemek malzemesi.

ALAF

Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.

FADİNE

Kışlık kavun.

KIYMA

Kıymak işi. Çekilmiş et. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma.

ALIF

Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Hayvan yemi.