KIŞLAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kışlama" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kışlama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kışlama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kışlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIŞLAMA

Kışlamak işi.

KIŞLAMAK

Kış olmak. Kuş ve kümes hayvanlarını ürkütmek. Kışı bir yerde geçirmek.

  -   -   -  

Anlamında KIŞLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIŞLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALKIŞLAMA

Alkışlamak işi.

CİPPANNAMAK

Alkışlamak.

CIBBANLAMAK

Alkışlamak.

KIŞKIŞLAMA

Kışkışlamak işi.

ÇİPİLLEMEK

Alkışlamak.

ALKIŞLAYIŞ

Alkışlama işi.

CİBİCİKLEMEK

Alkışlamak, el çırpmak.

ALKIŞLAYABİLMEK

Alkışlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

TAKIŞLAMAK

Zorla dokunmak istemek, kovalamak : Bu çocuk hayvanları takışlamanın cezasını çekecek.

TAHSİN

Beğenme, alkışlama. Güzelleştirme.

ÇİNMEK

Yıkanmak. Alkışlamak.

ALKIŞLATMAK

Alkışlama işini yaptırmak.

ALKIŞLAYIVERMEK

Hiç düşünmeksizin alkışlamak.

ALKIŞLANMAK

Alkışlama işine konu olmak.

ALKIŞ

Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.

NAKIŞLAMA

Nakışlamak işi.

ŞAPLAHLAMAH

El çırpmak, alkışlamak.

ŞAKŞAKÇI

Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.

TAHSİNE

Beğenme, alkışlama. Güzelleştirme.

İŞLEMEK

Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek. İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak. İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek. Naşketmek. İyi çalışmak, müşterisi bol olmak. Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak. Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek. Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek. Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak. Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek. Çimlenmek, filizlenmek. Çalışmak, iş yapmak. Ayçiçeği ya da kabak çekirdeği yemek. Mısır tanelerini ayırmak: Beş teneke mısır işledik. İşlemek. İşlemek, girip çıkmak; gapidan işlemek. Çalışmak. Herhangi bir veri saklama ortamına, tutanak eklemek ya da günlemek amacıyla yazmak. (kötü iş için): irtikâb. Yapmak. İmâl etmek, yapmak. Tesir etmek.