KIVIRMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kıvırma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kıvırma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kıvırma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıvırma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIVIRMA

Kıvırmak işi.

KIVIRMAK

Herhangi bir şeyi bükmek. Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek. Yapmak istememek, yan çizmek. Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek. Kenarından katlamak. Saptırmak, çevirmek. Uydurup söylemek. Dolandırmak. Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek.

  -   -   -  

Anlamında KIVIRMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIVIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ISMAK

Kısmak, sıkmak, kıvırmak, büzmek. Yağmur suyunu emen toprak sertleşmek: Bağ dikeceğimiz yer ıstığı için çapalayamadık. Çekirdeğin içini çıkarmak. Ağzını sımsıkı tutmak. Ağzını sımsıkı kapamak.

DÜRÜMLEMEK

Dürüm biçiminde sarmak, kıvırmak.

SIVAMAK

Sıva ile kaplamak, sıva vurmak. Bulaştırmak. Harcı bir yere vurmak. Küfretmek. Okşamak, sıvazlamak. Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak.

GIVRATMAK

Kıvrandırmak. Çevirmek. Hızlı yürütmek: Hayvanı biraz gıvrat. Telefonla aramak. Çevirmek, bükmek, kıvırmak, burmak.

DÜRELEMEK

Katlamak, katlayarak kaldırmak, sarmak, kıvırmak.

DÜRMÜLEMEK

Katlamak, katlayarak kaldırmak, sarmak, kıvırmak.

PENSE

Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç. Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak, germek, kıvırmak, tutmak vb. işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti, pens.

MAŞALAMAK

Saçları maşa ile kıvırmak veya düzeltmek.

DÜRÜMEK

Katlamak, katlayarak kaldırmak, sarmak, kıvırmak. Doğmak, olmak, türemek, büyümeye başlamak. Durulmak: Derenin suyu iyiden iyiye dürüdü.

KIVIRIŞ

Kıvırma işi.

MAŞA

Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç. Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç. Saçları kıvırmak, düzeltmek için elektrik veya ateşle ısıtılan maşa biçiminde alet. Başkasının isteklerine, amaçlarına alet olan kimse. Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça. Sebze ve tütün fidesi. Perdeyi tutan mandal. Çifteker çatısının ön ve arkasında, çatal biçiminde, tekerlerin takıldığı parça. Isıtılmış kapları emniyetle tutmaya yarayan, metal veya tahtadan yapılmış malzeme. Deri tutturmağa yarayan kıstırgaç. (Yalvaç Isparta). Saat çarklarının hızını ayarlatan çatal kol. (Bursa). Tezgahlarda alt ok'la üst ok'u gergin tutmağa yarayan düzenin alt çengeline takılan araç. (Tokmacık Yalvaç Isparta).

BİGUDİ

Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç.

DÜRÜM

Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma. İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide. Yufka ekmeğinin içine çeşitli katıklar konularak sarılmış durumu. Sersem. Temizlenmiş ve taranmış yirmi-otuz pamuk, yün yumağının meydana getirdiği yığın. Eski türkçe dür-üm: Dürmek, açık ekmeğin katıkla dürülerek aldığı biçim (Erzincan Merkez). Dürülüş ekmek. Yufka ekmeğinin içine peynir, soğan ve benzerleri koyup sararak oluşturulan yiyecek. Kabak çiçeği, yaprak sarması. Dürüm, hamurdan yiyecek. İçine kebap, peynir vs. konularak dürülen yufka ekmek veya pide.

RİMEL

Kadınların kirpiklerini kıvırmak ve daha uzun göstermek için fırça ile sürdükleri yağlı sürme, maskara.

KIVIRTMAK

Kıvırma işini yaptırmak.

SIGAMAK

Sıvamak, kıvırmak (etek, kol, paça ve benzerleri için).

BÜKME

Bükmek işi. Bükülmüş kaytan ya da iplik. Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı.

BÜKMEK

Sertçe çevirmek, kıvırmak. Birkaç tel ipliği burarak sarmak. Eğmek. Döndürmek. Katlamak.

KIVIRABİLMEK

Kıvırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

EPİVERMEK

Kıvırmak, yuvarlamak.