Sonu KIVIL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kıvıl" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kıvıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kıvıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kıvıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIVIL

Ateşten sıçrayan küçük ateş parçaları, kıvılcım : Ocakdan kıvıl sıçradı.

  -   -   -  

Anlamında KIVIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIVIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIVILCIMSIZ

Kıvılcımı olmayan, kıvılcım saçmayan.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

CIMKI

Kıvılcım.

ÇARKIFELEK

Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.

VICIRDAMAK

Serçe gibi kuşlar ötmek. Böcek kıvıl kıvıl oynaşmak, hareket etmek.

CINGI

Odun yongası. Civciv. Cılız. Göz yaşı. Kıvılcım. Kor durumda ateş parçası, çıngı.

ÇAKIM

Kıvılcım. Şimşek.

ÇINGI

Kıvılcım. Parça, zerre.

ALANSALIMI

Yeğin kıvıl alan etkisiyle, bir özdeğin ucundan eksiciklerin salınması olayı.

ŞERARE

Kıvılcım.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

UÇKUN

Ateşten fırlayan ve etrafa saçılan kıvılcım.

ARTICIK

Kütlesi eksicikle eş, kıvıl yükü ise artı olan temel tanecik. Eksicik ile eş kütleli, karşıt yüklü temel parçacık.

CILINĞA

Kıvılcım.

CILINGI

Kıvılcım.

CINKI

Kıvılcım.

ÇAKIN

Kıvılcım. Şimşek.

CINGA

Güreşçi. Civciv. Kıvılcım.

CILINĞI

Kıvılcım.

CIĞA

Gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına süs olarak taktıkları parlak renkli tel veya tüy. Kümes hayvanları ve kuşların baş, kanat ve kuyruklarındaki renkli ince ve uzun tüyler. Kuş. Türlü renklere boyanmış tavuk tüyleri. İbik. Zayıf ve uzun boylu. Olgunlaşmış başak tanesi. Soğuk girmemesi için tavan tahtaları arasına doldurulan çamur. Beyaz ve sarı renkte ince çok türlü bir cins ot. Filiz. İnce, dar, taşlı yol, patika. Kıvılcım. Gelin tacı. Gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına süs olarak taktıkları parlak renkli tel veya tüy. "boynu altın cığalı. Horoz, ördek, turna gibi hayvanların kuyruklarında uzun tüy.