Kelimeler arşivi içinde; başında "kıvrak" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. kıvrak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kıvrak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kıvrak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KIVRAKLAŞMAK
KIVRAKLAŞMA
KIVRAKLIK
KIVRAKÇA
KIVRAK
KIVRAK
Canlı, hareketli, atik. İnce tülbent ya da ipekli başörtüsü. Güzel, şık, yakışıklı. Aceleci. Akıcı, işlek. Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.
KIVRAKÇA
Kıvrak bir biçimde.
KIVRAKLAŞMA
Kıvraklaşmak işi.
KIVRAKLIK
Kıvrak olma durumu. Kıvrakça davranış.
KIVRAKLAŞMAK
Kıvrak duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIVRAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DIVRAK
Küçük, ufacık. Çevik, canlı, kıvrak kişi. Derli toplu, giydiğini yakıştıran kişi. Biçilen ekinleri, başakları içeriye gelmek üzere yerleştirerek yapılan yığın. Dar, sımsıkı (elbise için).
DİFRİNĞİ
Çevik, canlı, kıvrak kişi.
DİVRİ
Çevik, canlı, kıvrak kişi.
ÇILPEK
Yürüyüşü kıvrak hayvan.
CİLFİK
Kıvrak, oynak.
KÖÇEKÇE
Çoğu karcığar veya ağırlama makamında, kıvrak ve şen oyun havası.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
DISTIVRAK
Çevik, canlı, kıvrak kişi.
KESKİN
Çok kesici, iyi kesen. Tiz (ses). Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hassas. Kıvrak. Zampara. Etkili, sert. Kırıcı, incitici. Dikkatli.
DİVRENGİ
Çevik, canlı, kıvrak kişi.
DİVREK
Çevik, canlı, kıvrak kişi.
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
CILFİK
Hoppa. Kıvrak, hareketli öküz.
DIYRAK
Çevik, canlı, kıvrak kişi. Derli toplu, giydiğini yakıştıran kişi. Sert (hava için): Bugün hava çok dıyraktır. Yüzeyi pürüzlü olan şey.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
DIRAK
Çeviklik, kıvraklık, çabuk hareket etme. Nazlı, edalı yürüyüş. Giyilen elbise, ayakkabı ve benzerleri şeylerin vücuda uygun gelmesi, yakışması.
DIĞRAK
Erken olgunlaşan, sarı renkli, kısa saplı bir çeşit buğday. Harman zamanı ilk elde edilen ürün. Vaktinden önce gelişen. Güzel, düzgün, şık giyim: Şu kız ne kadar dığrak geyinmiş. Genç: Dığraklık uçan kuştur. Mert, cesur, kabadayı. Sert ve sık adımlar. Çevik, canlı, kıvrak kişi. Konya şehri, Aşağıçiğil bucağına bağlı bir yer.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
HABANERA
Çok kıvrak bir Küba dansı. Bu dansın müziği.
ÇALIMLAMAK
Bir oyuncu topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmek. Kandırmak. Bir fırsattan yararlanarak bir başkasının hakkı olan bir şeyi ele geçirmek.