Sonu KISITLAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kısıtlama" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kısıtlama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kısıtlama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kısıtlama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KISITLAMA

Kısıtlamak işi. Kısıt.

  -   -   -  

Anlamında KISITLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KISITLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TİĞMEK

Yün eğirmek. Saldırmak, kötülük etmek. Birinin haklarını kısıtlamaya kalkışmak.

KISITLAYIŞ

Kısıtlama işi.

OBSKÜRANTİZM

Egemen güçlerin kendi hoş görmediği kavramlara, kişilere, topluluklara ilişkin toplumun bilgi erişimini sistematik olarak kısıtlama çabası.

BİLAKAYDUŞART

Kayıtsız ve şartsız olarak, herhangi bir kısıtlama olmaksızın.

DEFLASYON

Para kısıtlaması.

PETİZLEMEK

Birisini paylayarak, baskı yaparak özgürlüğünü kısıtlamak : Çocuk petizlenirse aptal olur. Kızmak, paylamak.

ÖZGÜRLÜK

Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

KISITLANMAK

Kısıtlama işi yapılmak.

ÖZDENETİM

Bir dizgenin, içindeki tepkimeleri kendi kendine denetlemesi olayı (canlı gözesinde olduğu gibi). Daha önemli bir ereğe erişebilmek için kişinin tepisel davranışlarını ya da başka amaçlara yönelme eğilimini denetleyip kısıtlaması.

KISITLAYABİLMEK

Kısıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÖZGÜR

Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.

TAKYİT

Bağlı kılma, kısıtlama, kayıtlama.

EGEMEN

Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.

SERBESTLEŞTİRME

Serbestleştirmek işi. Dışalım, dışsatım ve sermaye hareketleri üzerindeki her türlü kısıtlamanın kaldırılması veya azaltılması. Ekonomide her türlü devlet müdahalesinin azaltılması veya tamamen kaldırılması ile serbest piyasa düzeneği işleyişinin sağlanması.

HACRETMEK

kısıtlamak.

LİMİTSİZ

Sınırsız, herhangi bir kısıtlama olmaksızın.

OTOSANSÜR

Kişinin veya kurumların kendi kendilerini kısıtlaması.

KISIT

Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.