KIRTMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kırtmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kırtmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kırtmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırtmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KIRTMAK

Bir şeyi oymak. Kemik yerinden çıkmak.

  -   -   -  

Anlamında KIRTMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRTMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

PROVOKE

"Kışkırtmak" anlamındaki provoke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.

ATEŞLENDİRMEK

Coşturmak, kışkırtmak, şiddetlendirmek.

ÇÖĞDÜRMEK

İşemek. İleri doğru fışkırtmak.

FİTİLLEMEK

Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.

FIŞKIRTMA

Fışkırtmak işi.

FİTLEMEK

Birini, başkasına karşı kışkırtmak, fitnelemek.

AZDUMAK

Kışkırtmak. Yoldan çıkmak.

ADDIRMAK

Bir sıvıyı fışkırtmak. Küçük çocuklar sidiği ileri doğru fışkırtarak işemek.

SIKMAK

Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak. Yalan söylemek. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek. Sıkıntı vermek. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak. Dar gelmek. Silahla ateş etmek. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak.

CIMKIRTMAK

Fışkırtmak, püskürtmek.

AZDURMAK

Yolu şaşırmak, şaşırtmak. Kışkırtmak.

KIŞKIRTMA

Kışkırtmak işi, tahrik. Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.

ALAFLAMAK

Hayvana yem, kuru ot, saman vermek, yemlemek: Ben koyunları alaflamaya gidiyorum. Kışkırtmak: Ayıracağın yerde, kavgayı alaflıyorsun. Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek. Hayvanı otla beslemek.

PÜSKÜRTMEK

Püskürme işini yaptırmak. Geri dönmek zorunda bırakmak. Fışkırtmak. Hızla ve savurtarak çıkarmak.

ÇIMKIRTMAK

Fışkırtmak, püskürtmek: Üstüme su çımkırtma.

HAYKIRTMA

Haykırtmak biçimi veya durumu.

DÜRTÜKLEMEK

Üst üste birkaç kez dürtmek. Birini uyarmak ya da kışkırtmak.

ÇIRLAMAK

İnce ses çıkararak ağlamak. Tiz sesle bağırıp çağırmak. Suda akıntıya kapılan bir şey kıyıya vurmak. Gemi karaya oturmak. Kışkırtmak, isteklendirmek.

FISTIKLAMAK

Kışkırtmak amacıyla araya nifak sokmak.