KIRP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kırp" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. kırp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kırp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KIRPIŞTIRMAK

11 harfli kelimeler

KIRPABİLMEK, KIRPIŞTIRMA

10 harfli kelimeler

KIRPTIRMAK, KIRPABİLME

9 harfli kelimeler

KIRPITMAK, KIRPIŞMAK, KIRPILMAK, KIRPETMEK

8 harfli kelimeler

KIRPILMA, KIRPINTI, KIRPIŞIM, KIRPIŞMA

7 harfli kelimeler

KIRPMAÇ, KIRPMAK

6 harfli kelimeler

KIRPMA, KIRPUK, KIRPIT, KIRPIK

5 harfli kelimeler

KIRPI, KIRPE, KIRPA

4 harfli kelimeler

KIRP

Bazı kelimelerin anlamları

KIRP

Donmuş kar. Havanın biraz ısınmasiyle satıhtan erimeye başlamış, fakat, yeni bir soğukla buzlaşmış kar; üzerinde yüründüğünde yalnız ayakların bastığı kısımlar çöker, ve çökerken 'kırp' diye ses çıkarır.

KIRPMAÇ

Ekilmek için çiçekten kopartılan dal.

KIRPITMAK

Hayvan korkudan kulaklarını dikmek. Saç kestirmek : Saçlarım çok uzadı kırpıtmak lâzım. Kıyısından bir parça almak.

KIRPILMA

Kırpılmak işi.

KIRPILMAK

Kırpma işi yapılmak.

KIRPIŞMAK

Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak. Işık yanıp söner gibi olmak.

KIRPINTI

Kırpılan şeyden kalan küçük parça.

KIRPABİLME

Kırpabilmek işi.

KIRPIŞTIRMA

Kırpıştırmak işi.

KIRPMAK

Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak. Kesinti yapmak, tutumlu davranmak.

KIRPIŞIM

Yıldızlardan gelen ışığın, hava katmanından geçerken uğradığı küçük kırılımilar yüzünden, yeğinliğinde gözlenen titrerlik.

KIRPTIRMAK

Kırpma işini yaptırmak.

KIRPABİLMEK

Kırpma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KIRPETMEK

Ekin biçilirken dökülen başakları toplamak.

KIRPIŞTIRMAK

Göz kapaklarını çabuk çabuk açıp kapamak, kırpıp durmak.

KIRPIŞMA

Kırpışmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KIRP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIRP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GERPMEK

Göz kırpmak.

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

MAKAS

Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.

KIRKINTI

Kırpıntı.

ÇELPMEK

Göz kırpmak.

KIPKIP

Gözünü çok kırpan (kimse).

GIRPIH

Gözünü çok kırpan kişi.

FİLTERİNG

Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendirilmesi veya kırpılması.

KIRPMA

Kırpmak işi.

KIPMAK

Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak.

BUKRAN

Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.

ÇILPIK

Bir çeşit tatlı su balığı. Şımarık, hoppa, züppe. Yaramaz (çocuk). Makasla kesilen veya el ile yırtılan kumaşın kenarında birbirine dolaşan iplik uçları. Kumaş parçası, kırpıntı: Kız çocuk çılpıkla oynamayı sever. Cılız üzüm: Bu asmanın üzümü çok çılpıktır. Gözden akan yaş: Benim gözüme soğuk vurdukça çılpığı akar.

ÇİPİŞ

Gözü iyi görmeyen, gözünü kırparak bakan.

KESİNTİ

Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.

GEMÇİ

Koyun, deve, keçi ve benzerleri hayvanların vücudunun belirli yerlerinin tüylerini kırparak yapılan işaret.

KIRPIK

Kırpılmış olan. Bölük pörçük.

BLEFAROSPAZM

Göz kapaklarının istem dışı açılıp kapanması, istem dışı göz kırpma hareketi gösterme.

FİLTER

Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendiren veya kırpan cihaz.

GIPIDIK

Sık sık gözünü kırpan kimse: Şu adam ne kadar gıpıdık.

GALPMAK

Göz açıp kapamak, kırpmak.