Kelimeler arşivi içinde; başında "kırp" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. kırp ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kırp ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırp olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KIRPIŞTIRMAK
KIRPABİLMEK, KIRPIŞTIRMA
KIRPTIRMAK, KIRPABİLME
KIRPITMAK, KIRPIŞMAK, KIRPILMAK, KIRPETMEK
KIRPILMA, KIRPINTI, KIRPIŞIM, KIRPIŞMA
KIRPMAÇ, KIRPMAK
KIRPMA, KIRPUK, KIRPIT, KIRPIK
KIRPI, KIRPE, KIRPA
KIRP
KIRP
Donmuş kar. Havanın biraz ısınmasiyle satıhtan erimeye başlamış, fakat, yeni bir soğukla buzlaşmış kar; üzerinde yüründüğünde yalnız ayakların bastığı kısımlar çöker, ve çökerken 'kırp' diye ses çıkarır.
KIRPMAÇ
Ekilmek için çiçekten kopartılan dal.
KIRPITMAK
Hayvan korkudan kulaklarını dikmek. Saç kestirmek : Saçlarım çok uzadı kırpıtmak lâzım. Kıyısından bir parça almak.
KIRPILMA
Kırpılmak işi.
KIRPILMAK
Kırpma işi yapılmak.
KIRPIŞMAK
Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak. Işık yanıp söner gibi olmak.
KIRPINTI
Kırpılan şeyden kalan küçük parça.
KIRPABİLME
Kırpabilmek işi.
KIRPIŞTIRMA
Kırpıştırmak işi.
KIRPMAK
Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak. Kesinti yapmak, tutumlu davranmak.
KIRPIŞIM
Yıldızlardan gelen ışığın, hava katmanından geçerken uğradığı küçük kırılımilar yüzünden, yeğinliğinde gözlenen titrerlik.
KIRPTIRMAK
Kırpma işini yaptırmak.
KIRPABİLMEK
Kırpma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIRPETMEK
Ekin biçilirken dökülen başakları toplamak.
KIRPIŞTIRMAK
Göz kapaklarını çabuk çabuk açıp kapamak, kırpıp durmak.
KIRPIŞMA
Kırpışmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GERPMEK
Göz kırpmak.
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
KIRKINTI
Kırpıntı.
ÇELPMEK
Göz kırpmak.
KIPKIP
Gözünü çok kırpan (kimse).
GIRPIH
Gözünü çok kırpan kişi.
FİLTERİNG
Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendirilmesi veya kırpılması.
KIRPMA
Kırpmak işi.
KIPMAK
Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak.
BUKRAN
Saraçların kullandığı yün kırpıntısı.
ÇILPIK
Bir çeşit tatlı su balığı. Şımarık, hoppa, züppe. Yaramaz (çocuk). Makasla kesilen veya el ile yırtılan kumaşın kenarında birbirine dolaşan iplik uçları. Kumaş parçası, kırpıntı: Kız çocuk çılpıkla oynamayı sever. Cılız üzüm: Bu asmanın üzümü çok çılpıktır. Gözden akan yaş: Benim gözüme soğuk vurdukça çılpığı akar.
ÇİPİŞ
Gözü iyi görmeyen, gözünü kırparak bakan.
KESİNTİ
Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta. Ödenen bir paradan herhangi bir sebeple kesilen bölüm.
GEMÇİ
Koyun, deve, keçi ve benzerleri hayvanların vücudunun belirli yerlerinin tüylerini kırparak yapılan işaret.
KIRPIK
Kırpılmış olan. Bölük pörçük.
BLEFAROSPAZM
Göz kapaklarının istem dışı açılıp kapanması, istem dışı göz kırpma hareketi gösterme.
FİLTER
Sinyal gücünü belli bir frekans aralığında kuvvetlendiren veya kırpan cihaz.
GIPIDIK
Sık sık gözünü kırpan kimse: Şu adam ne kadar gıpıdık.
GALPMAK
Göz açıp kapamak, kırpmak.