Kelimeler arşivi içinde; başında "kırkı" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. kırkı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kırkı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kırkı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KIRKILIRAK
KIRKIŞMAK, KIRKILMAK, KIRKISRAK, KIRKINLIK, KIRKINMAK
KIRKIŞLA, KIRKIŞIK, KIRKILIK, KIRKILLI, KIRKILMA, KIRKIMCI, KIRKINCI, KIRKINTI, KIRKIRCA
KIRKICI
KIRKIR, KIRKIM, KIRKIL, KIRKIK, KIRKIT
KIRKI
KIRKI
Kırkma işi. Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç.
KIRKIŞIK
Aydın ili, Çine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KIRKIMCI
Kırkıcı.
KIRKINCI
Kırk sayısının sıra sıfatı, sırada otuz dokuzuncudan sonra gelen.
KIRKIŞLA
Konya şehri, Cihanbeyli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KIRKIRCA
Ankara şehrinde, Çeltikçi nahiyesine bağlı bir yer.
KIRKIŞMAK
Çekişmek, kavga etmek : Koskoca adam bir damla çocukla kırkışıyor.
KIRKILMAK
Kırkma işi yapılmak.
KIRKILIRAK
Akı çok olan kırçıl.
KIRKINMAK
Köpek havlamak.
KIRKILMA
Kırkılmak işi.
KIRKISRAK
Kayseri ilinde, Sarız belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KIRKINTI
Kırpıntı.
KIRKINLIK
Çok can kaybına mal olan.
KIRKILIK
Davar kırkılan makas.
KIRKILLI
Kütahya ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIRKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DELÇAH
Koyun ve keçilerin kötü havalarda, sağılmak ve kırkılmak için toplandıkları yer.
KIRKLI
Kırk parçadan oluşmuş. Kırk gününü doldurmamış (bebek veya lohusa kadın). Birinin kırkı çıkmadan öbürü doğan (akraba veya komşu çocukları).
ATKIN
Kırkılmak üzere olan koyunların yünlerinin altından fışkırmış yeni yün. Yavrusunu ölü doğuran, yavru atan hayvan: Atkın keçi ve koyunların hepsini satacağım. Parasız, parasızlık: Yusuf bu yıl atkın. Çapkın kız: Daha yaşı başı ne, fakat çok atkın.
EDEKLİK
Kırkılan keçilerin karnında bırakılan kıllar.
GIRHIH
Kırkılmış.
CİBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Domuz yavrusu. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çevik, oynak. Göbek. Zıbın. Civciv. Hiç bir şeyi olmayan. Küçük bahçe, avlu. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek.
YAPAĞI
İlkbaharda kırkılan koyun tüyü, yapak.
CEBİŞ
Yeni doğmuş dişi buzağı. Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Bir yaşındaki dişi keçi yavrusu. Kısır keçi.
KIRKICI
Davarların yün veya kıllarını kırkan kimse, kırkımcı.
GÜLE
Koyunun yünü kırkılırken ayaklarına bağlanan ip: Güleyi bağladı.
KIRKAR
Kırk sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine kırk, her defasında kırkı bir arada olan.
GIRHUN
Koyunun kırkılması. Halının ilmiklerini makasla düzeltirken kopan iplik parçaları: Yastığı halı gırhunuyla dolduracağım.
KIRKIM
Davarların kırkılması işi. Davarların kırkıldıkları mevsim.
ÇEMKİ
Hayvanların yünleri kırkıldıktan sonra vurulan damga.
GÜLEMEK
Yontmak, sivriltmek: Kurşun kalemi güledim. Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.
ÇEŞTE
Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.
DULUP
Atılarak eğrilmeye hazırlanmış yün ya da pamuk. Kırkılmış, taranmış keçi kılı. Yumak. Parmak. Hallaç.
GIRHIM
Koyunun kırkılması: Gırhım zamanı geldi. Kırkma, kırkım.
GÜLELEMEK
Koyun, keçi kırkılırken ayaklarını bağlamak.
CIBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).