Sonu KINMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kınma" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kınma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kınma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kınma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

KALKINMA

7 harfli kelimeler

BAKINMA, SAKINMA, SIKINMA, TAKINMA, TIKINMA, YAKINMA, ALKINMA

6 harfli kelimeler

IKINMA

5 harfli kelimeler

KINMA

Bazı kelimelerin anlamları

KINMA

Her zaman, daima.

TAKINMA

Takınmak işi.

SAKINMA

Sakınmak işi, içtinap. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.

SIKINMA

Sıkınmak işi.

ALKINMA

Bir sesin gürlüğünün zaman zaman azalması ya da yitmesi durumu.

IKINMA

Ikınmak işi.

YAKINMA

Yakınmak (I) işi. Yakınmak (II) işi, şikâyet.

KALKINMA

Kalkınmak işi. İyileşme, şifa bulma.

BAKINMA

Bakınmak işi.

TIKINMA

Tıkınmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KINMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KINMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HEY

Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz. Sitem, yakınma, azar, beğenme vb. çeşitli duyguları anlatan cümlelerde kullanılan bir söz.

DAVRANMAK

Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.

Kİ

Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.

İMTİNA

Kaçınma, sakınma, çekinme.

IKINTI

Ikınma işi.

CÖMERTÇE

Cömert bir biçimde, sakınmadan, bol bol.

HOROZLANMAK

Kabadayı tavrı takınmak, çalım satmak.

İHTİRAZ

Çekinme, sakınma. Çekince.

KALKINDIRMAK

Kalkınmasını sağlamak, kalkınmasına yol açmak.

İÇTİNAP

Sakınma, çekinme, kaçınma.

GIK

"Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz.

KALKINIŞ

Kalkınma işi.

ASMAK

Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.

ELEJİ

İçli, acıklı yakarışları, yakınmaları ve melankolik duyguları anlatan şiir.

BOŞANMAK

Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

HOŞNUT

Bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan, yakınması olmayan.

IKINDIRMAK

Ikınmasına yol açmak.

DOĞRULMAK

Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek. Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek. Yönelmek. Para sağlanmak, kazanılmak. Yeniden güçlenmek, kalkınmak.

İHTİYAT

Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma. Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek.