KIMIL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kımıl" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. kımıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kımıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kımıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KIMILDAYABİLMEK, KIMILDATABİLMEK

14 harfli kelimeler

KIMILDAYABİLME, KIMILDATABİLME

13 harfli kelimeler

KIMILTISIZLIK

11 harfli kelimeler

KIMILDATMAK, KIMILDANMAK

10 harfli kelimeler

KIMILDANMA, KIMILDANIŞ, KIMILDATMA, KIMILDAMAK, KIMILDAYIŞ, KIMILKURDU, KIMILTISIZ

9 harfli kelimeler

KIMILDAMA, KIMILKIZI, KIMILTILI

8 harfli kelimeler

KIMILDAK

7 harfli kelimeler

KIMILTI

5 harfli kelimeler

KIMIL

Bazı kelimelerin anlamları

KIMIL

Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

KIMILDAMAK

Yerinde hafifçe hareketlenmek.

KIMILDAMA

Kımıldamak işi.

KIMILDAYIŞ

Kımıldama işi.

KIMILDANMAK

Kımıldamak.

KIMILTISIZ

Kımıltısı bulunmayan, kıpırdamayan.

KIMILDATABİLMEK

Kımıldatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KIMILDATMA

Kımıldatmak işi.

KIMILKURDU

Durmadan kımıldayan, hareketli.

KIMILDANMA

Kımıldanmak işi.

KIMILTISIZLIK

Kımıltısız olma durumu.

KIMILDATABİLME

Kımıldatabilmek işi.

KIMILDATMAK

Yerinden biraz oynatmak, hafifçe hareketlendirmek.

KIMILDAYABİLMEK

Kımıldama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KIMILDAYABİLME

Kımıldayabilmek işi.

KIMILDANIŞ

Kımıldanma işi.

  -   -   -  

Anlamında KIMIL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KIMIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KURTLANMAK

İçinde ya da üzerinde kurt üremek. Rahat oturmayıp telaş ve sabırsızlık göstermek. Bir yerde çok oturmaktan bıkarak gezme gereği duymak. Sürekli kımıldanmak.

HAREKETSİZ

Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

BAĞIL

Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.

HAREKET

Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

BAYGINLIK

Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.

DURULMAK

Duru duruma gelmek. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak. Sakinleşmek. Durma işi yapılmak.

KIPIRDAŞMAK

Kımıldamak, kıpır kıpır etmek.

KIPIRDAMAK

Kımıldamak, sürekli ve hafifçe oynamak, kıpırdanmak.

KIPIRDATMAK

Kımıldatmak, yerinden oynatmak.

DİNGİN

Sakin, durgun. Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz. Hareket etmeyen, kımıldamayan.

DEPRENMEK

Kımıldamak, hareket etmek, sarsılmak.

KIMILTI

Hafif ve sürekli kımıldama.

ÇAKILTI

Çakıl taşı vb. kımıldatıldığında çıkan ses.

DEVİNMEK

Vücudu oynatmak veya kıpırdatmak, kımıldanmak, hareket etmek. Bir cismin, bir noktaya göre, yeri veya durumu değişmek, hareket etmek.

DEBELENMEK

Bir acının etkisiyle veya bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak. Boşuna uğraşıp durmak. Çırpınmak, tepinmek, kımıldanmak.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

IRGAMAK

Çabuk olmak, davranmak. Oynatmak, kımıldatmak.

KOKMUŞ

Çürüyüp bozularak kötü kokan, kokuşuk. Çok bilinen, değersiz, önemsiz. Yerinden kımıldamaya üşenen, tembel, miskin.

ÇIRPINMAK

Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.

KIPIRTI

Hafif ve sürekli kımıldanma, kımıltı.