Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kılama" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kılama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kılama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kılama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DIŞKILAMA, FIŞKILAMA, YANKILAMA
AÇKILAMA, ATKILAMA, ÇIKILAMA, SIKILAMA, ASKILAMA
KILAMA
KILAMA
Budanmış bağ çubuklarından yapılmış deste.
AÇKILAMA
Açkılamak işi.
ATKILAMA
Atkılamak işi, argaçlama.
YANKILAMA
Yankılamak işi.
DIŞKILAMA
Dışkılamak işi.
ÇIKILAMA
Çıkılamak işi.
FIŞKILAMA
Fışkılamak işi.
ASKILAMA
Gövdenin yoldan gelen titreşimlerden yalıtılması, aracın devimsel özelliklerinin iyileştirilmesi için, üst kısmın tekerleklerden esnek bir ortamla ayrılması.
SIKILAMA
Sıkılamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KILAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIKILANMAK
Çıkılama işi yapılmak.
ÇİNİLEMEK
Kulak çınlamak. Yankılamak: İn (mağara çiniliyor. Çınlamak.
BAŞIBOZUK
Düzensiz topluluk. Karışık, içinden çıkılamayan. Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı.
ARGAÇLAMAK
Atkılamak.
KUYU
Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genel olarak silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur. İçinden çıkılamayan durum ya da yer. Toprağa kazılan derince çukur. Yer altındaki iş yerlerine ulaşmak için açılmış ve kesit boyutları derinliğine oranla sınırlı, düşey veya düşeye yakın bağlantı yolu.
ÇEKTİRMEK
Çekme işini yaptırmak. Birini sıkıntılı duruma sokmak, içinden çıkılamaz duruma düşürmek.
ARGAÇLAMA
Atkılama.
DEPGEÇ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi.
MÜSELLEM
İnkâr edilemeyen, karşı çıkılamayan, söz götürmez.
DEPGİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Üzüm ezilen yer. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
ÇOĞMER
Çıkılamayacak ince dalları aşağı çekip meyvelerini toplamaya yarayan ağaç dalından yapılmış çengelli sopa.
SIKILANMAK
Sıkılama işi yapılmak.
ÇAPRAZLAŞMAK
İçinden çıkılamamak, ne yapılacağı bilinememek.
AKSETTİRMEK
Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.
ÇIMKILAMAK
Hayvanlara kamçı ile vurmak. Yayılmak: Havlunun üzerine ateş çımkılamak.
DEPKİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Çeltikçilerin su yollarının çamurunu atmak için kullandıkları bir çeşit kürek. Halay: Bir düğün olsa da doyasıya bir depki oynasak. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.
DAYANILMAZ
Karşı konulamaz veya karşı çıkılamaz (kimse veya şey), tahammülfersa. Tahammül edilemez, katlanılamaz.
KABIZ
Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.
DEFEKASYON
Dışkılama.
ÇAPARIZ
İçinden çıkılamayacak kadar güç olan, karışık iş. Demir zincirlerinin birbirine dolaşıp karışması.