Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kütmek" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kütmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kütmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kütmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BÖRKÜTMEK
ÜRKÜTMEK, BÜKÜTMEK, ÇÖKÜTMEK, SÖKÜTMEK, ÜLKÜTMEK, ÜSKÜTMEK
KÜTMEK
KÜTMEK
Ağaç kökü, kütük:İnce odunları kütmek üzerinde kırdım. Üç, dört bacaklı tabure. Budaklı kütük. (hayvan vb.) gütmek.
BÖRKÜTMEK
Az haşlamak.
ÜRKÜTMEK
Ürküntü vermek. Kuşkulandırmak. Korkutup kaçırmak. Herhangi bir etkiyle bitkinin gelişmesini engellemek. Korkutmak.
BÜKÜTMEK
Bir sıkıntı ile büzülmek.
ÜSKÜTMEK
Kovmak. Düzenini bozmak, kaçırmak.
ÇÖKÜTMEK
Korkudan kaçmak.
SÖKÜTMEK
1.Çıkarmak : Koyunları ahırdan söküt. 2.Yerinden oynatmak, çıkarmak, sökmek. Başladıktan sonra arkası kesilmeden getirmek, başından sonuna kadar sırasıyla söylemek.
ÜLKÜTMEK
Ürkütmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜTMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PERİHDİRMEK
Güvercin, tavuk ve benzerleri hayvanları ürkütmek.
HÖLLEMEK
Bağırarak bir şeyin üzerine yürüyüp ürkütmek. Yuvarlamak.
FERİKMEK
Ürkütmek (daha çok hayvanlar için kullanılır). Korkudan soluk soluğa kalmak. Tavuğun kümesten soğuması.
ÜRKÜTME
Ürkütmek işi.
UCUTMAK
Yıldırmak, soğutmak, ürkütmek, nefret ettirmek.
ALKAZITMAK
Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek: Pehlivanı alkazıttın.
PIRLAĞUÇ
Bostanlarda kuşları ürkütmek için kurulan ve rüzgârla dönerek ses çıkaran fırıldak. Ortasındaki iki deliğe bir sap iplik geçirilip uçları bağlandıktan sonra, iki taraftan çekildikçe dönen kurs şeklinde bir çocuk oyuncağı, fırıldak, topaç.
KIVCI
Sürek avlarında hayvanları ürkütmek için ses çıkaran kimse. Yol gösteren, kılavuz : Yayla yolu muntazam değil bir kıvcı alalım.
PAYKITMAK
Kümes hayvanlarını kovalamak, ürkütmek.
KIŞLAMAK
Kış olmak. Kuş ve kümes hayvanlarını ürkütmek. Kışı bir yerde geçirmek.
PERİKTİRMEK
Ürkütmek : Tavukları periktirdim kümese girmiyorlar. Kaçırtmak (uyku için): Uykumu periktirdi. Kabuğunu yolarak, elleyerek yarayı yaymak. Yaymak. Kötü duruma getirmek, azdırmak.
ALKIZITMAK
Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek.
KÖRÜKTÜRMEK
Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak. Yıldırmak, ürkütmek, yürek gücünü sarsmak. Bir hayvan diğerini korkutmak. Bıktırmak, bezdirmek.
PERİYHDİRMEK
Ürkütmek; yıldırmak; yara ve benzerleri ni azdırmak.
HİYNİKTİRMEK
Korkutarak ürkütmek: Bu hayvanı hiyniktirmişsin.
OCUTMAK
Korkutmak, ürkütmek. Yıldırmak. Rahatsız etmek. Acıtmak, ağrıtmak. Bıktırmak. Soğutmak. Sindirmek, korkutmak.
OCUHMAG
Korkutmak, ürkütmek.
ANITMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak. Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar. Bön bön, aptal aptal bakmak. Anlatabilmek, aklına koymak. İşi özensiz yapmak. İlgisiz davranmak.
UMSUTMAK
Umutlandırmak. Ürkütmek.
POYDURMAK
Caydırmak, döndürmek. Darıltmak, ürkütmek, kaçırtmak. Koşturmak : Atları poydurduk, benim at öne geçti.