KÜTLE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kütle" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. kütle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kütle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kütle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KÜTLEŞTİRMEK

11 harfli kelimeler

KÜTLEŞTİRME

9 harfli kelimeler

KÜTLEKLİK, KÜTLEŞMEK, KÜTLETMEK

8 harfli kelimeler

KÜTLEMEK, KÜTLESEL, KÜTLEŞME, KÜTLETME

7 harfli kelimeler

KÜTLEME

6 harfli kelimeler

KÜTLEK, KÜTLEZ

5 harfli kelimeler

KÜTLE

Bazı kelimelerin anlamları

KÜTLE

Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.

KÜTLEZ

Kısa boylu, şişman, bodur.

KÜTLEKLİK

Vücut kırgınlığı, yorgunluk.

KÜTLEŞTİRME

Kütleştirmek işi.

KÜTLEŞTİRMEK

Küt duruma getirmek.

KÜTLEŞMEK

Küt duruma gelmek.

KÜTLETMEK

"Küt" diye ses çıkartmak.

KÜTLESEL

Kütle ile ilgili olan.

KÜTLEŞME

Kütleşmek işi.

KÜTLEK

Bir çocuk oyuncağı, patlangaç.

KÜTLEMEK

"Küt" diye ses çıkarmak.

KÜTLETME

Kütletmek işi.

KÜTLEME

Kütlemek işi.

  -   -   -  

Anlamında KÜTLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜTLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BİYOKÜTLE

Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi.

DİN

Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet. Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası. İnanılıp çok bağlanılan düşünce, inanç veya ülkü, kült. İlmek. C.G.S. sisteminde 1 gramlık bir kütlenin hızını saniyede 1 santimetre artıran güç birimi: Bir nevton 105 din'e eşittir. Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen.

BREŞ

Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.

BİYOENERJİ

Biyokütlenin kimyasal dönüşümüyle elde edilen enerji.

ÇATLAK

Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.

CİSİM

Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

FIŞKIRMA

Fışkırmak işi. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması.

DENİZ

Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

BAŞKALAŞIM

Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.

DAĞILIM

Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

BUZUL

Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.

DASİT

Kuvarslı diyorit birleşiminde olan bir sızıntı kütlesi.

DİYABAZ

Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.

FAY

Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III).

DEBİMETRE

Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.

BAŞYILDIZ

Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.

CEPHE

Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.

ANTİSİKLON

Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.

BORASİT

Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı.