Kelimeler arşivi içinde; başında "küte" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. küte ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu küte ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küte olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÜTELEMEK
KÜTELMEG, KÜTELMEK
KÜTEDEK, KÜTEDEN, KÜTELEÇ, KÜTELEK, KÜTELEZ, KÜTEMEK, KÜTEŞEK
KÜTEK, KÜTEN, KÜTEŞ
KÜTE
KÜTE
Bir çeşit salatalık, yaban hıyarı. Mısır, darı ve benzerleri tahılların unundan yapılan iki saç arasında pişirilen ekmek. Acur. Küte, acur.
KÜTEN
Kastamonu ili, Daday ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KÜTELEK
Kısa boylu, şişman, bodur.
KÜTELEÇ
Ağaç kökü, kütük.
KÜTEMEK
Yuvarlak küçük odun, kütük.
KÜTEŞ
Arabanın döşeme tahtaları.
KÜTEK
Kesme özelliği, sivriliği kaybolmuş kesici araç.
KÜTEŞEK
Yuvarlak küçük odun, kütük.
KÜTEDEN
Birdenbire ve "küt"diye ses çıkararak (vurmak, düşmek için).
KÜTELEZ
Kısa boylu, şişman, bodur.
KÜTELEMEK
Bir şeyi hızla kaldırıp atmak, fırlatmak, yuvarlamak, itelemek. Tutup fırlatmak, atmak.
KÜTELMEK
Kesici ve sivri araçların ağzı körleşmek. Kesici araçların keskinliği gitmek.
KÜTELMEG
Yoksun kalmak: İnekleri satıp parasını yeyince elimiz ayağımız küteldi. Kötürüm olmak, bacakları tutmamak. Kesici ve sivri araçların ağzı körleşmek.
KÜTEDEK
Birdenbire ve "küt"diye ses çıkararak (vurmak, düşmek için). Küt diye ses çıkararak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÜREKCİ
1.Davar alışverişiyle uğraşan kimse. 2.Sürek avında hayvanları ürküterek avcıların önüne gelmesini sağlayan kimse. sürekçi, hayvan taciri.
HAYCI
Avlanmak istenen hayvanı veya sürüyü ürkütüp avcıya doğru yönlendiren kimse. Domuz ve kurt avlarında bağırarak hayvanları ürküten kişi.
İMBAL
Üvendirenin ucuna çakılan küçük çivi. Öküz ve eşekleri dürtmeye yarayan ucu çivili ya da sivriltilmiş değnek, üvendire. Çocukların yayla attıkları ok: İmbalın ucu küteldi de hedefe saplanmıyor. Bağın dar ve uzun olarak bölünmüş parçalarından her biri. Üvendirenin ucundaki çivi. Üvendirenin ucuna takılan sivri demir, çivi.
ŞİŞİNMEK
Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.