Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kürs" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kürs ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kürs olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kürs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜRS
Kuytu yerlere toplanmış kar ya da kum yığını. Kar yığını.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜRS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SİNALTI
Yemek sinisinin altına konulan kürsü, ayak.
ALTIKARDEŞ
Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.
KATAKALSİN
Kalsitonin prekürsörü olan madde.
SÖĞE
Büyük kazık. Ocağın iç yanı, odunların dayandığı duvar. Alt çene: Söğe kemiği. Palavra. Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Gömleğin göğsü. (Yenikent Aksaray Niğde). Kürsi ayağının kol yerinden yukarıda olan parçası. Kapının üzerinde döndüğü, üst ve alt çerçevelere geçirilen mihver.
İSKEMLİ
Tabure. İskemle, kürsü.
KÜRCİ
Arapça kökenli kürsi: sandalye.
ORDİNARYÜS
Türk üniversitelerinde 1960 öncesinde, en az beş yıl profesörlük yapmış, bilimsel çalışmalarıyla kendini tanıtmış öğretim üyeleri arasından seçilerek bir kürsünün yönetimiyle görevlendirilen kimselere verilen unvan.
RİBAVİRİN
Antiviral etkisini viral DNA ve RNA nın yapımında kullanılan, guanozin prekürsörlerinin üretimini bozarak ve ayrıca viral mRNA'nın konakçı hücrelerinin ribozomlarına bağlanmasını baskılayarak gösteren pürin nükleozit analoğu ilaç.
UTEROVERDİN
Köpeklerde loşyanın yeşil renkte görülmesine neden olan, hemoglobinden sentezlenen bir bilirubin prekürsörü.
ÜSTUL
Kürsü.
DEMECE
Atasözü. Her hangi bir durumu anlatmak üzere söylenen ve çoğu geçmiş bir olaya dayanan söz, Ye kürküm ye gibi. Atasözleri gibi söylenen, ama atasözleri gibi kesin bir yargı ve yasa niteliği taşımayan; çok kez, kısacık bir fıkra değerinde olan söz: "Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış." "Yukarı tükürsem bıyığım, aşağı tükürsem sakalım." "Güldükçe güller açılır, ağladıkça inciler saçılır." "Deveye "Boynun neden eğri?" diye sormuşlar. -Nerem doğru ki; demiş." "Aşıç ayur tübüm altun kamıç ayur men kayda men" (Tencere der: "dibim altın". Kepçe der: "Ben nerdeyim.) (DİVANİ) LOGAT-'iT -TÜRK).
KÖTÜRGE
Kaldıraç. Mancınık. Tahtadan yapılmış alçak sandalya, kürsü. Tarlada ya da bahçede ateş yakıldığında maşa yerine kullanılan ağaç parçası. Yufka ekmek pişirilen saçların altına konulan üç ayaklı demir, sacayak. Küpelerin ya da bileziklerin kilitlendikleri yer. Değirmende taşı indirip bindirmeye yarayan değnek. Hamam oturağı. (Dişkaya Eşme Uşak).
KOCACIK
Semerin arka kısmında urgan takılan demir ya da tahta çengel. Döveni boyunduruğa bağlayan ağacın baş tarafına takılan küçük ağaç parça. Tandır kürsüsü altına konan çamurdan yapılmış mangal. Semerlerin ön ve arka tahta kısımlarında bulunan ip bağlama kancası. Karabük ili, Eflâni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MASTABA
(Mimarlık) (Arap. mastaba = kürsü) Eski Mısır'da ilk imparatorluk çağından önce kullanılan, üstü yatay olarak kesilmiş dört yüzlü, düzgün piramit biçimi. a. bk. piramit.
SİNİALTI
Sini altına konan kürsü.
KÜRSÜLMEK
Düşmek: Ramazan Efendi yere öyle kürsüldü kü görmeyin.
ALTIKARDEŞLER
Zatülkürsi, altıkardeş takım yıldızı.
ŞEREFE
Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer. (Mimarlık) Minarelerde petek ile gövde arasında, çevresi korkuluklu, ezan okunan yer. a. bk. Külah, petek, minare gövdesi, pabuç, minare kürsüsü.