KÜRE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "küre" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. küre ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu küre ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KÜRESELLEŞEBİLMEK

16 harfli kelimeler

KÜRESELLEŞTİRMEK, KÜRESELLEŞEBİLME

15 harfli kelimeler

KÜRELEYİNERİSİN, KÜRESELLEŞTİRME

14 harfli kelimeler

KÜREKAYAKLILAR

13 harfli kelimeler

KÜRESELLEŞMEK

12 harfli kelimeler

KÜRESELLEŞME

10 harfli kelimeler

KÜREZLEMEK, KÜRELENMEK, KÜREKLEMEK, KÜREKÇİLİK, KÜREMLEMEK, KÜREBOĞAZI, KÜRENLEMEK

9 harfli kelimeler

KÜREKDERE, KÜRENDERE, KÜRELENME, KÜRELEMEK

8 harfli kelimeler

KÜRELEME, KÜREKSİZ, KÜREBİYE, KÜREYİCİ, KÜREÇAYI

7 harfli kelimeler

KÜRESEL, KÜRENPE, KÜREMSİ, KÜREMPE, KÜREKÇİ, KÜREMEK, KÜREKEN, KÜREKKE, KÜRELİK, KÜREKLİ

6 harfli kelimeler

KÜREVİ, KÜREYİ, KÜREME, KÜREPE, KÜRENK, KÜREMİ, KÜRECİ, KÜREBİ

5 harfli kelimeler

KÜRES, KÜREN, KÜREM, KÜREL, KÜRET, KÜREK, KÜREG, KÜREZ

4 harfli kelimeler

KÜRE

Bazı kelimelerin anlamları

KÜRE

Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim. Madenci ocağı, maden fırını. Yeryüzü, dünya. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

KÜRELEYİNERİSİN

Fırlatıverince, atıverince.

KÜREKAYAKLILAR

Balıklarda ve omurgasız öbür su hayvanlarında asalak yaşayan, ufak boylu kabuklular takımı. (Özgür türleri bulunduğu gibi, dişi sırtından geçinen erkekleri, Medine kurduna ve akciğer kelebeğine arakonakçılık edenleri de vardır.).

KÜREZLEMEK

Bir şeyi hızla kaldırıp atmak, fırlatmak, yuvarlamak, itelemek.

KÜREKÇİLİK

Kürek yapma ya da satma işi. Sandal vb.nde kürek çekme işi. Fırın, tren, vapur vb. yerlerde kürekle ocağa kömür atma işi.

KÜRESELLEŞEBİLMEK

Küreselleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÜRESELLEŞME

Küreselleşmek durumu, globalleşme.

KÜREKLEMEK

Kilitlemek: Kapıyı kürekle.

KÜRELENMEK

Kürekle atılmak, kürekle yığılmak.

KÜRESELLEŞMEK

Dünya milletlerini ekonomi, siyaset ve iletişim bakımlarından birbirine yaklaşmaya ve bir bütün olmaya götürmek, globalleşmek.

KÜRENLEMEK

Bir şeyi hızla kaldırıp atmak, fırlatmak, yuvarlamak, itelemek. Pirinç, şeker, mısır ve benzerleri şeyleri kürekle ya da avuçla almak.

KÜRESELLEŞEBİLME

Küreselleşebilmek işi.

KÜRESELLEŞTİRMEK

Küreselleşme işini yaptırmak.

KÜREMLEMEK

Toparlamak, yığın yapmak. İki elle avuçlamak.

KÜRESELLEŞTİRME

Küreselleştirmek işi.

KÜREBOĞAZI

Kırıkkale kenti, Bahşili belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında KÜRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADAYAVRUSU

İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.

AYYUK

Göğün en yüksek yeri. Göğün kuzey yarım küresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı.

BOYNA

Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.

ALAGEYİK

Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

BARÇA

Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.

AVARA

Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

ALTINTOP

Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).

ANTRİKOT

Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.

BATİSFER

Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

ÇALAKÜREK

Sürekli kürek çekerek.

BÜYÜKAYI

Kuzey yarım kürede yedi parlak yıldızı yardımıyla Kutup Yıldızı'nı bulmada kullanılan takımyıldız, Yedigir, Dübbüekber.

BARİSFER

Ağır küre.

BAKTERİ

Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

AYAKLIK

Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.