Sonu KÜMELE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kümele" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kümele ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kümele olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kümele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KÜMELE

İçine ot konulan kulübe, barınak. Bostan ve bağ bekçisinin kulübesi. Çadır.

  -   -   -  

Anlamında KÜMELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜMELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MİDYE

Yassı solungaçlı, yumuşakçalardan, kabukları birbirine eşit, denizlerin kayalık yerlerinde kümeler durumunda yaşayan eti yenir bir hayvan (Mytilus).

KÜMELENME

Kümelenmek işi. Yığılma, biriktirme, toplanma, kümülasyon.

ALTEVREN

Bir gözlem evreninin, gözlem konusuna ilişkin- ayrıtlar bakımından bölümlenebilen altkümeleri ya da bir tutum alanının birbirinden ayrılabilir ve bağımsız alt boyutları.

OYMAK

Aşiret. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. Bıçaklayarak yaralamak. Kazıklamak. Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. İzcilikte küçük birlik. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek.

AGLÜTİNASYON

Kümeleşim.

KUŞAK

Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.

ÖBEK

Küme. Özne, yüklem veya çeşitli tümleçlerle birlikte kullanılan sözlerin bütünü. Genel olarak yaş, kimyasal yapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren yıldızlar veya yıldız kümeleri.

AGREGASYON

Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. Saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. Birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi.

KÜMELEŞME

Kümeleşmek işi.

KONFEDERASYON

Birden fazla ülkenin genellikle dış işleri ve savunma alanlarında federasyona göre biraz daha ılımlı bir bağımlılık içinde ortak politika ve yönetim izleyip diğer alanlarda ise bölgesel yönetimlerinde serbest bulundukları devletler topluluğu. Çeşitli ortaklıkların, daha çok sendikaların kümeleşmesi.

STAFİLOKOK

Mikroskopta üzüm salkımlarına benzer kümeler durumunda görülen mikroplar.

ATOMCULUK

Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.

AGLUTİNİN

Birikişmeye sebep olan organik bir madde veya özel bir antikor. Kendisinin yapımını veya uyarımını sağlayan antijenle birleşerek onların kümeleşmesine neden olan bağışıklık maddesi, aglutinasyonu sağlayan antikor, aglutinant.

SFAGNUM

Bataklıklarda, nemli yerlerde kümeler durumunda yetişen, küçük yapraklı bir tür yosun (Sphagnum).

SINIF

Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

KÜMELEME

Kümelemek işi. Film yapımını kolaylaştırmak amacıyla aynı dekor içindeki çekimleri bir araya toplama, oyuncuların çalışma durumlarını düzenleme.

KÜMELENİŞ

Kümelenme işi.

ALTTABAN

ilingesel uzayı için, sonlu kesişimler takımı ilingesinin bir tabanına eşit olan alttakımı. Sonlu kesişim özelliği olan altkümeler takımı. Bir doğrusal uzayın doğrusal bağımsız altkümesi.

BÖLÜMLEMEK

Birçok şey arasında, birbirine eşit veya benzer olanları kümelere ayırmak, sınıflamak, tasnif etmek, tasniflemek.

POLİMER

Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı (birleşikler).