KÜFÜR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "küfür" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. küfür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu küfür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küfür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KÜFÜRBAZLIK, KÜFÜRLEŞMEK

10 harfli kelimeler

KÜFÜRDEMEK, KÜFÜRLEŞME

8 harfli kelimeler

KÜFÜRBAZ

7 harfli kelimeler

KÜFÜRTÜ

5 harfli kelimeler

KÜFÜR

Bazı kelimelerin anlamları

KÜFÜR

Sövme, sövmek için söylenen söz, sövgü. Tanrı'nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etme.

KÜFÜRLEŞMEK

Karşılıklı sövmek.

KÜFÜRTÜ

Hafif esen yel.

KÜFÜRBAZLIK

Küfürbaz olma durumu.

KÜFÜRBAZ

Kaba sövgüleri çok kullanan, ağzı bozuk.

KÜFÜRLEŞME

Küfürleşmek işi.

KÜFÜRDEMEK

Serin serin esmek.

  -   -   -  

Anlamında KÜFÜR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜFÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ETTİ

İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.

KAYIŞLAMAK

Sövmek, küfür etmek.

GAYARLAMAK

Küfür etmek, sövmek: Ali Mehmet'i iyice gayarladı.

GAYAR

Küfür, sövgü. Nal çivisi. Dağda kışın çobanların barınması için yapılan ev. Sövgü.

GOVALAMA

Tarafların kızışmasıyla küfürleşme hâlini alan atma türkü.

HAŞO

Dinsiz; imansız yaşlı adam anlamına küfür sözü.

ELEGCİ

Kavgacı, küfürbaz, çingene, çin gene mizaçlı.

ASŞALAK

Bir küfür.

HABAR

Haber. Küfür. Haber, bk. habar.

AKBAŞLI

Papatya. İnce ve sık yapraklı, beyaz çiçekli bir yabani ot, ayvadana. Küfür olarak kullanılır. Düğün sırasında hediyeleri kız tarafına götürecek kafilede ilâhi okuyanın arkasında bulunan yaşlı kadın. Civanperçemi. Sakarya şehrinde, Kaynarca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KALAY

Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn). Aldatıcı görünüş. Sövme, küfür. Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası.

BALIKLAMAK

Balıklama tarzı suya atlamak. Yüzmek. Aptes bozmak (küfür olarak kullanılır): Ağzına balıkladığım. Şimşek çakmak.

GAVAT

Yolsuz birleşmelere aracılık eden (kimse). Kuvvet. Arapça kökenli kavvâd: pezevenk; muhabbet tellali demek olup küfür sözü olarak kullanılır.

GOVAN

Ahlâksız kişi. Boynuzlu anlamında olup küfür olarak kullanılır, kerata. Top top ve uzun boyu olan, çayırlıkta yetişen bir çeşit ot. Baltanın sap takılan deliği. Arı peteği. Arı kovanı. 70 ile 100 cm. uzunluğunda, silindir biçiminde yuvarlak olup içerisinde yoğurt dövülen kap, yayık. Kervan. Taş, toprak, ağaç gibi herhangi bir şeyin içine doğru uzanan boşluk. Opsanın övendireye geçmesini sağlayan arka kısmındaki boşluk. (Akçaşar Yalvaç Isparta). Koyunların içinden yem yedikleri ağaç oluk. (Taşpınar Aksaray Niğde).

KAYIŞIMAK

Sövmek, küfür etmek.

DÜRZÜ

Ağır hakaret ve küfür sözü.

KAYARLAMAK

Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. Düven taşlarını yeniden koymak veya onarmak. Sövmek, küfretmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek. Keskinletmek, bilemek : Pıçağı kayarladı. Sövmek, küfür etmek. Korkutmak, azarlamak. Küçük çocuk büyüğü dövmek. Eskimiş nalları yeni çivilerle yeniden çakmak.

SAVURMAK

Havaya atıp dağıtmak, saçmak. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak. Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak. Yalan, küfür vb. söylemek. Kaldırıp atmak, fırlatmak. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek.

SÖVGÜ

Sövmek için söylenen söz, sövme, küfür.

FALLAMAK

Küfür etmek. Azarlamak, paylamak. Kandırmak, aldatmak. Bozmak, berbat etmek. Aklını oynatmak. Falına bakmak. Büyük abdest yapmak.