Kelimeler arşivi içinde; sonunda "körlük" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu körlük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında körlük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde körlük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÖRLÜK
Görme engellilik. Kesmez olma durumu. Dikkatsizce ve beceriksizce yapılan iş. Gerçeği görememe durumu. Bitkilerin tomurcuk vermemesi durumu. Kıskandırma nispet, inat : Sana körlük olsun diye yaptığını biliyorum. Fener. Sıkıntı: Oğlum körlük etme. Tıp yönünden gözün ışık karşısında bütünüyle duyuşuz olması durumu. Görüş gücünün onda birden az olması durumu. Görme yeteneğinin kaybı veya yokluğu. Gözde veya beyindeki bir değişime bağlı olarak biçimlenir. Birbirinin inadına hareket, rağm.
NANKÖRLÜK
Nankör olma durumu. Nankörce davranış, küfran, küfranlık.
BONKÖRLÜK
İyi yüreklilik, eli açıklık, cömertlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖRLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMOROTİK
Kör, bakar kör, körlükle ilgili olan.
NANKORLOH
Nankörlük.
FRENGİ
Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.
GANGLİYOSİDOZİS
Enzim bozukluğuna ilgili olarak gangliyositlerin dokularda birikmesi, gelişme geriliği, baş ve bacak titremeleri, körlük, felç, gliozis, miyelin ve nöron kayıplarıyla belirgin bir grup kalıtsal lipit depo hastalığı. GM1 ve GM2 olmak üzere iki farklı formda görülür.
TRAHOM
Göz kapaklarının altında birtakım kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık.
ANTIZLAMAK
Hayvan çifte, tekme atmak. Nankörlük etmek, sözünden dönmek (mecazen).
AYDINMAK
Sövmek, kötü kötü söylenmek. Darılmak. Nankörlük etmek. Kendi kendine söylenmek. Şikâyet etmek. Ummak, ümit etmek.
KÜFRAN
Nankörlük.
HAYİN
Arapça kökenli hâin. İyiliğe karşı nankörlük eden. Kötülük yapmaktan hoşlanan kimse. İyice, kuvvetlice, şiddetli, adamakıllı. Hangi.
AMAROZİS
Bakar körlük.
KEŞ
Yağı alınmış sütten veya yoğurttan yapılan peynir. Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt. Ayyaş, esrarkeş. Aptal. Yağı alınmış yoğurttan ya da sütten yapılan peynir. Kış için kurutulan yağsız, tuzlu yoğurt. Tulum peyniri. Yoğurt ve yarma ile yapılan bir çeşit yemek. Sevilmeyen yemek: Kadın var aşı keş yapar, kadın var keşi aş yapar. Durum. Nemli toprak. Çok sulanmış toprak. Keçi yolu. İnatçı. Dinsiz ve kötü : Keş oldu gayrı o. Vurdum duymaz, duygusuz. Göze gelen beyazlık, körlük : Gözün keş olsun. Kir, bar : Ağzıyın keşini sil. Sıra, nöbet. Gırtlak. Sert, kinci, güçlü kişi. Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt yumruları. Yoğurt ve dövme buğdayla yapılan bir çeşit yemek. Ağzın yanlarında biriken kir: Bırak canım ağzı keşlinin biri. Kurutulmuş çökelek. Kurutulmuş yoğurt. Patika yol. Kabadayı, külhanvari, berduş. Süzme yoğurdun tuzlanması ve gölgede kurutulmasıyla elde edilen sert çökelek. Döğme ile yoğurttan yapılan yemek. (Alayunt Kütahya; Kandilli Bozüyük Bilecik). Keş adı verilen, yemeğin konulduğu kap. (Kandilli Bozüyük Bilecik). Yoğurt kurusu, ekşimik. Şanlıurfa şehrinde, Şekerli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ARAKAN
Göz hastalığı, bir çeşit körlük (ilenç ya da yergi için). Yağ tavası. (Başköy Tavşanlı Kütahya).
AMOROZİS
Bakar körlük.
KÜFRANLIK
Nankörlük.