Kelimeler arşivi içinde; başında "köklü" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. köklü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu köklü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde köklü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÖKLÜDERE, KÖKLÜKAYA, KÖKLÜYURT
KÖKLÜCE
KÖKLÜK
KÖKLÜ
KÖKLÜ
Kökü olan. Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan. Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, esaslı.
KÖKLÜDERE
Kastamonu ili, Boyalı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KÖKLÜYURT
Kastamonu ili, İğdir bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KÖKLÜCE
Adana ili, Yüreğir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Adıyaman şehri, Gerger belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ şehri, Gökdere nahiyesine bağlı bir bölge. Gaziantep kenti, Araban ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Giresun şehri, Alucra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehrinde, Çatalzeytin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Konya ilinde, Tuzlukçu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Tokat şehrinde, Niksar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Tunceli kenti, Mazgirt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KÖKLÜKAYA
Malatya ili, Pütürge ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KÖKLÜK
Tarla yapmak için ormanda yakılarak açılan yer. Asma çubuklarından örülen ve tencere altına konulan sepet. Muğla şehri, Yatağan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ordu şehri, Çaybaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun kenti, Çarşamba belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÖKLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KURUM
Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
ESASLI
Köklü, geniş ölçüde etkili, güzel, doğru. Kuvvetli, etkili. Köklü, etkili, güzel bir biçimde, doğru olarak.
DEVRİMCİ
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapan kimse. Devrim yapan veya devrime bağlı olan kimse, ihtilalci. İnkılapçı kimse.
KÖKLENMEK
Bitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak. Köklü, temelli bir biçimde yerleşmek.
KİBAR
Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan (kimse). Büyükler, ulular. Soylu, köklü (kimse, aile).
KÖKTEN
Yüzeyde kalmayıp derine inen, asıl konuyu da içine alan, köklü, cezrî, radikal.
DEVRİM
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. Çevrilme, katlanma, bükülme. İhtilal. İnkılap.
İHTİLAL
Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılmış olan geniş halk hareketi, devrim. Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık. Köklü değişim.
HANEDAN
Hükümdar, devlet büyüğü vb. bir kişiye dayanan soy, büyük aile. Konuksever. Belli ve köklü bir soydan gelen, soylu.
FULYA
Nergisgillerden, soğan köklü bir bitki, zerrin (Narcissus jonquilla). Bu bitkinin güzel kokulu çiçekleri.
KANTARON
Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).
KALITIM
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.
ANIZ
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap. Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla.
DİNOZORLAŞMAK
Dinozor gibi davranmak. Gelişmelere ayak uyduramamak, çağın gerisinde kalmak veya mevcut durum ve düzeni koruyup herhangi bir köklü değişiklik yapmamak.
İNKILAP
Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan köklü değişiklik, iyileştirme, devrim, reform. Bir durumdan başka bir duruma geçiş, dönüşüm.
DEVRİMCİLİK
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapma. İnkılapçılık. İhtilalcilik.
DERİNLEŞMEK
Derin duruma gelmek. Bir konuda köklü, sağlam bilgi edinmek, bilgisini genişletmek. Ses kaynağı uzaklaşarak az duyulur duruma gelmek.
KARATURP
Turpgillerden, etli, iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki (Raphanus sativusvar niger).
GİNSENG
Çin, Japonya, Kore vb. Uzak Doğu ülkelerinde yetişen, geleneksel tedavilerde kullanılan, kazık köklü, otsu ve çok yıllık bir bitki (Panax ginseng).
KIRKYILLIK
Çok eski, köklü.