Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kuyular" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kuyular ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kuyular olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kuyular olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUYULAR
Diyarbakır ili, Hani ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin şehrinde, Akarsu bucağına bağlı bir yer.
ÜÇKUYULAR
Batman ili, Oğuz bucağına bağlı bir bölge. Uşak ili, Güre bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUYULAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAHMİL
Yemek konulan teldolap. Dolap. Kuyulardan su çekmeye yarayan dolap, kuyu dolabı.
KUYULAMA
Ekinleri saklamak üzere kuyulara yerleştirme. (Beycağıl Ulukışla Niğde).
DOMUZDAMI
Maden kuyularında, çökme tehlikesi olan yerlerde her yanı direklerle örülen boşluk.
LÖNGÜZ
Deniz ya da nehirlerdeki derin kuyular, su çevirisi.
SUOLUĞU
Hayvanların su içmesi için kuyuların yanına yapılan ağaç oluk. (Yenikent Aksaray Niğde).
SAHRINÇ
Dağlardaki doğal kuyular.
LÖNGÖZ
Çok derin ve oldukça büyük durgun su. Deniz ya da nehirlerdeki derin kuyular, su çevirisi. Havuz gibi yapılmış yalnız içi taşla örülmemiş su biriktirilen büyük çukur. Derin göl.
EVDİRME
Suyu az olan çeşme ya da kuyularda su kabı doluncaya kadar bekleme.
TAPINCAK
Put. 1.Pamuk ipliği eğirilen çıkrığın el ile çevrilen kolu. Tapınak. İlkel kuyularda, kovanın bağlandığı, aşağı yukarı hareket edebilen ağaç kol. Geçici olarak ruhsal varlıklara barınaklık yaptıklarında doğaüstü bir güce erişilerek bulundukları yerlerle taşıyanlara kendi güçlerini katan, ruhların ayrılmasıyla güçlerini yitiren doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. cancılık, tapıncakçılık. karşılığı büyü, din, muska. Doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan doğal ya da yapay, cansız ya da canlı bir nesne.
HAREZE
Kuyuların ağzına geçirilen oymalı taştan yapılmış çember, kuyu bileziği.
BOŞALTICI
Foseptik kuyularındaki pis suları çekmeye yarayan makine, vidanjör.
SUYUTAN
Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad.
TAPINDIRIK
1.Sığırın kaçmaması için boynuyla bacakları arasına bağlanan, bir ucu yerde sürünen sırık : Yabana hayvan kaçar, birkaç gün tapındırık yapalım. 2.Atın başını yukarı kaldırmaması için başından ön ayaklarına bağlanan kayış. 1.İlkel kuyularda, kovanın bağlandığı, aşağı yukarı hareket edebilen ağaç kol. 2.Tulumba.
MEŞGİ
Yol üstündeki kuyulara konulan küçük bakraç.
LONGÖZ
Deniz ya da nehirlerdeki derin kuyular, su çevirisi.
YÖRÜLEMEK
Ekin saklanan kuyularda toprak ile ekin arasına saman koymak.
LANGAZ
Tepeler arasındaki çukur yerler, uçurum. Suların en derin yeri. Tembel. Deniz ya da nehirlerdeki derin kuyular, su çevirisi.
KUYUCU
Kuyu kazmayı iş edinmiş kimse. Özel olarak açılan kuyulara inerek lüle taşını çıkaran kimse.
BASIRIK
Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Tahta veya demirden Yapılmış kapı sürgüsü. Damın üzerine kapatmak için kullanılan düzgün ardıç. Gizli, kapalı yer, hücre: Kimbilir hangi basırıkta kaldı. Kuyulara biriktirilmiş kar, kar baskısı. Havasız, basık yer.