Sonu KUYTU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kuytu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kuytu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kuytu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kuytu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KUYTU

Issız, sessiz ve göze çarpmayan, tenha (yer). Uğrak olmayan, içerlek, sapa (yer). Güneş ışığı veya rüzgâr almayan (yer).

  -   -   -  

Anlamında KUYTU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUYTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BICİRİK

Binaların içindeki kuytu köşe (Erzincan Merkez).

AŞIT

Siper, kuytu yer. Aşılacak yer. Dağ geçidi. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmiyen yüzeyi. Uzak, gözün göremediği yer: Buradan aşıt yere gitme. Dağ ve tepelerin üzerinden arka kısma aşılacak yer. Zahire koymak için, ev içinde yere kazılan ya da duvara yapılan kuyu. Yatak ve yorgan konan ambarların bölmesi. Gizli: Benden aşıt iş yapma. Çevik, cesur, işgüzar. Çığ. Geçit: Aşıdı aşdı getdi. Ateş. Van kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ASAK

Kuytu ve varılması zor yer. Gezilmesi zor, meyilli toprak. Topal, aksak. Hayvanların ayaklarında olan bir hastalık.

DALDALIH

Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

AHRAÇ

Sığır ve davar sürülerinin yazın açıkta yattıkları yer. Koyunların yattıkları yer, kuytu yerler.

BÖVEK

Kuytu.

ARKAŞ

Rüzgâr değmeyen kuytu yer. Arkadaş.

KUYTULUK

Kuytu olma durumu. Kuytu, sessiz yer.

DALDA

Yörüklerin, çalı çırpı ile çadırlarının önünde daire şeklinde çevirdikleri yer. Damla. Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge. Koruma, esirgeme, himaye. Dalda, dulda, himaye, saye. Issız, sakin taraf (Erzincan Merkez). Gölge. Siper; gölgelik yer. Gölge, saye. Kuytu yer, barınak. Bitlis şehri, Tatvan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

SİPER

Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

KENAR

Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

BASALGA

Sık ağaçlı yer. Kuytu, ağaç gölgesi. Engin, alçak: Ahırın damını basalga yapmışsın.

İZBE

Basık, loş, nemli, kuytu (yer). Sapa.

KEPEZ

Yüksek tepe, dağ. Tavuk ve kuşların ibiği veya başındaki uzun tüyler. Dağların oyuk, kuytu yerleri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Gelin başlığı.

KÖRFEZ

Karanın içine sokulmuş deniz parçası. Kuytu, işlek olmayan. Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri.

KAYTAK

Kuytu. Yağcı, dalkavuk, numaracı. Sözünde durmayan.

ARKAÇ

Ağıl. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer.

DULDA

Yağmur, güneş ve rüzgârın etkileyemediği gizli, kuytu yer, siper. Esirgeme, koruma, himaye.

ARCAK

Temiz. Koyunları tipiden korumak için götürülen kuytu yer, koyak.

KÜRTÜN

Yük hayvanlarına vurulan semer, palan. Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri. Rüzgârın etkisiyle kuytu yerlere toplanmış kar yığını.