KUSURLU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kusurlu" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. kusurlu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kusurlu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kusurlu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KUSURLU

Kusuru olan.

KUSURLULUK

Kusurlu olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında KUSURLU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUSURLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PELTEK

Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen (kimse). Tutuk, titrek (konuşma). Tutuk, titrek bir biçimde.

DETONE

Kusurlu.

DEFOLU

Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).

DEFEKTİF

Sakat, noksan, kusurlu, hatalı, eksik.

DİSOSTEOGENEZİS

Kusurlu kemikleşme.

ŞEHLA

Kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı (göz).

FALSOLU

Yanlış, hatalı, kusurlu. Uygun ve yerinde olmayan. Döne döne ve ekseninden kayarak, kavisli.

AĞDUKLUK

Terslik, aksilik, kusurluluk, eksiklik.

AĞDUK

Karışık, bozuk, kusurlu, fena, ters, aksak.

EKSİK

Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

DİSOSTOZİS

Kusurlu kemikleşme.

TAKSİRLİ

Kusurlu.

TAKSİR

Kısaltma, kısma. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu. Kusurda bulunma.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

APLAZİ

Bir organ veya dokunun kusurlu gelişimi veya doğuştan bir organ veya dokunun bulunmaması. Bir organ veya dokunun doğuştan yokluğu veya gelişmemesi. Bir organ veya dokunun gelişimindeki hatalı gelişme. Vücutta bir organ ya da dokunun eksikliği.

PÜSÜR

Bir şeyin can sıkıcı, karışık ayrıntısı veya pürüzü. Tembel, kalpazan. Karışık, kusurlu (iş). Can sıkıcı, istenmeyen kimse. Karışık, dolaşık (ip, saç vb.).

DİSPLAZİ

Hücre ve dokuların bozuk veya kusurlu gelişimi, yetersiz veya eksik gelişme. Kronik irritasyonlar, kronik yangılar ve beslenme bozukluğu gibi nedenlerle, hücre ve dokuların bozuk veya normal dışı gelişimi. Dokuyu oluşturan hücrelerin uygun olmayan dizilişini, hücrelerin biçim, büyüklük ve boyanma yönünden bir örnek olmamasını ifade eder.

KABAHATLİ

Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli.

TELTİKLİ

Hatalı, kusurlu.

ESTETİK

Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.