Kelimeler arşivi içinde; başında "kurutmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kurutmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kurutmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kurutmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KURUTMAK
KURUTMAK
Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KURUTMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KURUTMA
Kurutmak işi.
KANAL
Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
SERMEK
Kurutmak için asmak. Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. Açarak yaymak veya döşemek. Göstermek amacıyla asmak veya yaymak. Düz bir yere yaymak. Boşlamak, savsaklamak.
FIRINLAMAK
Fırında pişirmek. Fırında kurutmak.
BARBAL
Değirmen taşında suyun çarptığı kanatlar, su türbünü. Kurutmak için üst üste ipe dizilmiş mısırlar, koçandan ayrılarak kurumaya bırakılan mısır demeti, yığını.
ETÜV
Yiyecekleri, nesneleri yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan kapalı araç. Türlü eşyaları kurutmakta veya temizlemekte kullanılan araç. Mikropların üretilmesinde uygun sıcaklığı sağlayan kapalı araç.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
BELLE
Güneşte zahire kurutmak için çamurla sıvanmış, kenarlı geniş yer.
İSTİF
Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın.
ÇETEN
Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Çamaşır sepeti. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. Kenevir tohumu. Saman ölçü birimi. Çitten yapılmış ambar. Kamıştan duvar: Ben oraya kuyu kazdım, çeten diktim. Mısırları koçanlarıyle kurutmak için çubuklardan yapılan kulübemsi yer. Üstü allı yeşilli kilimle örtülü gelin kağnısı. Çitten örülmüş, silindir biçiminde, ayaklı mısır ambarı. Saman taşımaya yarayan, dört yanı kilim ya da hasırla çevrilmiş kağnı, at arabası. Saman taşımak için kağnının dört kazığı arasına kem ile örülen örtü. Saman taşımak için hazırlanmış kağınının dört uzun kazığı arasına 'kem' le örülen örtü. Ot saman koymak için kullanılan büyük sepet. Saman taşımaya yarayan büyük sepet. Üstü dal ve kamışlarla örtülen, içine yirmi ile otuz kadar kuzu alabilen, 1 m. kadar derinliğinde kuzu barındırma çukuru. (Yenikent Aksaray Niğde). Ağılın kenarına yapılan etrafı çevrili kuzu koruma yeri. (Yeşilyurt, Sarıdeğirmen Haymana Ankara). Saman çekilirken kağnının yanlarına konulan çul. (Alcılı Delice Ankara). Fazla saman taşıyabilmeleri için kağnılara konulan ince fındık dallarından örülmüş kanatlar. (Büyükdivanköyü Çorum).
RIH
Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir kum türü.
KİREÇSİLEMEK
Isı yardımıyla kirece çevirmek. Yüksek ısı ile kurutmak.
KAVURMAK
Bir şeyi bir kabın içinde kendisinden başka bir malzeme koymadan pişirmek. Çok üzmek, yakmak, mahvetmek. Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak.
KURUTMAÇ
Mürekkebi kurutmak için kullanılan kurutma kâğıdı ve bunun takılı bulunduğu araç.
YAKMAK
Kına, yakı vb.ni koymak, sürmek. Yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak. Tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak. Güçlü sevgi uyandırmak. Kurutmak, zarar vermek. Çok sıcak olmak. Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. Çok üşütmek. Karartmak. Işık vermesini sağlamak. Ateşle yok etmek. Silahla vurmak. Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak, mahvetmek. Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. Zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek. Isı etkisiyle zarar vermek. Türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek.
BAGEN
Mısırı kurutmak ve tanelemek için dört direk üzerine kurulan yer. Uçları kertik ağaçlarla yapılan baraka, salaş.
RIHDAN
Yazı kurutmak için kullanılan özel kumun konduğu üzeri delikli kap.
KURUTMALIK
Kurutmaya yarar, kurutmak için ayrılmış.
BUHARLAMA
Ağaçişlerinde, zararlı sonuçlar yaratabilecek maddeleri çıkarmak, rengini koyulaştırmak, bükmek ve kurutmak amacı ile ağacı buhar etkisine bırakma eylemi.
BORBAL
Değirmen taşında suyun çarptığı kanatlar, su türbünü. Kurutmak için üst üste ipe dizilmiş mısırlar, koçandan ayrılarak kurumaya bırakılan mısır demeti, yığını.