KURLUK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kurluk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kurluk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kurluk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kurluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KURLUK

Garaj olarak kullanılan üstü kapalı basit yapı.

  -   -   -  

Anlamında KURLUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KURLUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇUKRAK

Dağ başındaki çukurluk.

EKZOSİTOZ

Ökaryot hücrelerde Salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Ökaryot hücrelerde salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Hücre zarının iç tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak dışarı çıkması olayı, Halk dilinde hıtam. Salgı molekülleri hücre içinden hücre dışı boşluğa bu biçimde verilir.

ÇENTİK

Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.

ENDOSİTOZ

Ökaryot hücrelerin plazma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının içeri çökerek kese oluşturması suretiyle büyük moleküllerin hücre içine alınması ve hücresel sindirimi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak sitoplazma içine alınması olayı, viropeksis. Endositoz; hücrelere sıvıların alınması olan pinositozla katı maddelerin alınması olan fagositozu içerir. Virüslerin hücre içerisine girmelerinde kullandıkları bir yoldur.

GEL

Tahta. Oyuk, gedik. Bir tarlanın diğer tarla içine doğru yaptığı girinti. Dağ ve tepelerdeki çukurluklar.

GÖBEK

İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.

KOYAK

Vadi. Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur.

MUHAT

Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş. Kitabın sırt kâğıdı ile mukavvasının arasında isteka ile bastırılarak oluşturulmuş hafif çukurluk.

KANYON

Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki vadi, dar boğaz, kapuz, kısık, klüz.

GOYAH

Dağ yamaçlarında, çukurlukta kalan düzlükler.

GATİLA

Ensedeki hafif çukurluk: Gatilası derin olan zayıf olur.

BULLA

Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.

ALVEOLUS

Küçük boşluk, çukurluk. Mikroskopik, epitel hücrelerinden oluşan memenin süt yapan küresel birimi.

AZINA

Dere kıyısındaki sulak tarla. Irmak kıyılarındaki çimenlik. Irmak kıyısında kavağının boyu 18-20 metreye ulaşan kavaklık. Siyah renkli, gagasının üzerinde küçük küçük beyaz benekli çukurluklar olan iri güvercin.

BUZYALAĞI

Yüksek dağlarda kalıcı kar ve buzulun birlikte oluşturduğu, arkası ve yanları dik, önü açık çember biçimli çukurluk. Yüksek dağlarda buzullarla kazılmış, dik çeperli, önünde bir eşik bulunan kazan biçimindeki derin oyuk.

KOKURDAN

Kalkerli ve karstik özelliği ağır basan yerlerde çukurlukları bol, engebeli arazi.

FLANDRA

Genellikle ince bezden yapılmış, uçkurluk bölümü dar, kurdele biçiminde bayrak.

AĞIRBAŞLILIK

Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.

UÇUN

Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı.

GOYAK

Dağ yamaçlarında, çukurlukta kalan düzlükler. Taşlı ve kumlu tarla. İki derenin birleştiği yer. Etkili, dokunaklı.