Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kurca" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kurca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kurca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kurca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YEŞİLÇUKURCA
ÇUKURCA
OKURCA
KURCA
KURCA
Karıştırma, kaşıma.
OKURCA
Okurcasına, okur gibi.
ÇUKURCA
Biraz çukur, az çukur. Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri.
YEŞİLÇUKURCA
Bilecik şehri, Dodurga bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde KURCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GURDALAMAK
Kurcalamak, karıştırmak.
GURDAMAK
Kurcalamak, karıştırmak.
KARIŞTIRMAK
Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
TAHARRÜŞ
Tırmalanma, kurcalanma, azdırılma.
ÇIBANBAŞI
Yaranın ucu. Kurcalandığı, üzerine düşüldüğü takdirde ağır veya kötü bir sonuca varılması muhtemel konu. Genel kurallara aykırı davranış içinde olan kimse.
KADINGÖBEĞİ
Kızartılarak yapılan, ortası çukurca, bir tür yumurtalı hamur tatlısı.
FEVAİD
Yazmalarda kitabın baş ve sonuna ya da boş yapraklarına okurca eklenen yararlı bilgiler.
BIRGALAMAK
Karıştırmak, ellemek, kurcalamak.
KURCALAYIŞ
Kurcalama işi.
ÇANAK
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
VADİ
İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak. Çalışma alanı, tutulan yol, benimsenen tarz.
KURCALANMA
Kurcalanmak işi.
EVİSMEK
Arpa, buğday, bulgur gibi tahılların kepeklerini ayırmak. Tarla sürülürken yabancı otları toplamak. Arpa, buğday, bulgur gibi tahılların kepeklerini ayırmakta kullanılan silindir biçiminde, ortası çukurca bir aygıt.
KURCALANMAK
Kurcalama işi yapılmak.
BIRKALAMAK
Karıştırmak, ellemek, kurcalamak.
DEŞMEK
Oymak, delmek, yara açmak, içini açmak, karıştırmak, kazmak. Bir sorunun üzerinde yeniden durmak, hatırlatmak, kurcalamak.
GURDALAMAH
Kurcalamak, karıştırmak.
KURCALANIŞ
Kurcalanma işi.
KURCALAMA
Kurcalamak işi.
EŞELEMEK
Toprak, kül gibi toz durumunda bulunan şeyleri hafifçe kazıp karıştırmak. Dağıtıp karıştırmak. Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak.