Kelimeler arşivi içinde; başında "kuralı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. kuralı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kuralı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kuralı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KURALI
KURALI
Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker).
Bu bölümde tanımı içerisinde KURALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FUTBOL
Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.
BİLEŞTİRMEK
Bileşmesini sağlamak. İki veya daha çok vektörün, paralel kenar kuralına uygun olarak geometrik toplamını almak.
YÜZLÜK
Yüz lira değerinde olan para. On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak. Yüzü, yüz tanesi bir arada olan.
KURALLI
Kuralı olan, kurala uygun olan, kaideli, kıyasi.
KURALSIZ
Kuralı olmayan, kurala uygun olmayan, kaidesiz.
İLKE
Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.
BÖLÜK
Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.
İÇTİHAT
Yasada veya örf ve âdet hukukunda uygulanacak kuralın açıkça ve tereddütsüz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın veya hukukçunun düşüncelerinden doğan sonuç. Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış.
ZONTUR
Kibir, çalım, yakışık. Kaba saba. Abartı, pohpoh. Ahlak, görgü kuralı.
LADES
Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi "aklımda" veya "hatırımda" demeden ötekinden almasıyla yenik sayılması kuralına dayanan bir oyun, lades oyunu.
SAĞSÖZ
İfade sanatlarına bürünmüş uzsöz. "Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz" gibi (SAĞSÖZLÜ, Sentencieux). Bir yaşama ya da davranış kuralı gösteren, kısa ve özlü söz: İyilik et komşuna, iyilik gelsin başına.
ÖRNEK
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.
ENSİZYON
Bistüriyle kesi yapma, yarma, şak yapma, insizyon. Yumuşak dokuların keskin bir aygıtla kuralına uygun olarak kesilmesi işlemi.
İÇEVLİLİK
Evlenecek kimsenin, eşini, üyesi bulunduğu topluluğun içinden seçmesi kuralını temel alan evlilik düzeni. Bir toplumu oluşturan sınıf, kast ya da altkültür birimleriyle boylarda bireylerin, birtakım dinsel büyüsel ve geleneksel nedenlerle, yalnız üyesi bulundukları topluluk içinde evlenmelerini zorunlu kılan evlenme türü. bk. sınıf, altkültür, boy. karşılığı dışevlilik.
SAĞIN
Doğruluk kuralına uygun olan. Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih.
FORMÜL
Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.
YOLLU
Yolu herhangi bir nitelikte olan. Kuralına uygun. Kolayca elde edilen kadın. Herhangi bir nitelikte, biçimde. Parası olan. Çizgili. Hızlı giden (taşıt).
ELMENLİK
Bir kimseye, bir taşınmazın iyesi olmaksızın, ondan yararlanma hakkı veren tüze kuralı.
MÜSTESNA
Bir bütünün veya kuralın dışında olan. Benzerlerinden üstün olan, benzerleri az bulunan. Kural dışı. Dışında, ayrı, hariç tutularak.
FİTİL
Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.