Kelimeler arşivi içinde; başında "kur" olan, toplam 565 adet kelime bulunmaktadır. kur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KURTBELİYENİYAPAN, KURUMSALLAŞTIRMAK
KURALSIZLAŞTIRMA, KUREYŞLİSARIKAYA, KURUMSALLAŞTIRMA
KURCALAYABİLMEK, KURTARILABİLMEK, KURUMLANABİLMEK
KURALLAŞTIRMAK, KURAMLAŞTIRMAK, KURCALAYABİLME, KURŞUNGEÇİRMEZ, KURTARILABİLME, KURTLUSARIMAZI, KURULAYABİLMEK, KURUMLANABİLME, KURUMLAŞTIRMAK, KURUMLUPERVANE, KURUMSALLAŞMAK, KURUŞLANDIRMAK, KURUTULABİLMEK
KURABİYECİLİK, KURALLAŞTIRMA, KURAMLAŞTIRMA, KURBAĞAGİLLER, KURBAĞAOTLARI, KURBAĞAYANIŞI, KURDURABİLMEK, KURŞUNİLEŞMEK, KURTARABİLMEK, KURTARIMCILIK, KURTARIVERMEK, KURTARMACILIK, KURTLANDIRMAK, KURTLUSOĞUKSU, KURTULABİLMEK, KURTULUVERMEK, KURULAYABİLME, KURUMLAŞTIRMA, KURUMSALLAŞMA, KURUNTUSUZLUK, KURUŞLANDIRMA, KURUTULABİLME
KURBAĞAZEHRİ, KURBANÇAYIRI, KURBANPINARI, KURDURABİLME, KURGAZLAŞMAK, KURNAZCASINA, KURNAZLANMAK, KURNAZLAŞMAK, KURŞUNÇALIMI, KURŞUNİLEŞME, KURŞUNLANMAK, KURŞUNLAŞMAK, KURŞUNLATMAK, KURTARABİLME, KURTARICILIK, KURTARIVERME, KURTÇÖMELTEN, KURTÇUKKIRAN, KURTKUZLAMAK, KURTLANDIRMA, KURTMEZRAASI, KURTULABİLME, KURTULUVERME, KURUDEĞİRMEN, KURULABİLMEK, KURULUŞÇULUK, KURUMSURAMAK, KURUNTULULUK, KURUTABİLMEK, KURUTAKIRDAK, Devamını Oku »»
KURALLAŞMAK, KURALSIZLIK, KURBAĞALAMA, KURCALANMAK, KURCALATMAK, KURÇATOVYUM, KURDALANMAK, KUREKELEMEK, KURGULANMAK, KURKUŞLAMAK, KURNAZLAŞMA, KURŞUNCULUK, KURŞUNÇAVUŞ, KURŞUNLAMAK, KURŞUNLANMA, KURŞUNLAŞMA, KURŞUNLATMA, KURTAHMETLİ, KURTARILMAK, KURTHASANLI, KURTLUGELİK, KURTPENÇESİ, KURTSİNİRLİ, KURTTIRNAĞI, KURTULMALIK, KURTULUŞSUZ, KURTUMCALIK, KURTYELMESİ, KURUCAHÜYÜK, KURULABİLME, Devamını Oku »»
KURABİLMEK, KURABİYECİ, KURAKSAMAK, KURALCILIK, KURALLAŞMA, KURALLILIK, KURALSIZCA, KURAMCILIK, KURBAĞACIK, KURBAĞAKÖY, KURBAĞALAR, KURBAĞALIK, KURBAĞLAMA, KURCALAMAK, KURCALANIŞ, KURCALANMA, KURCALATMA, KURCALAYIŞ, KURDALAMAK, KURDALIMAK, KURDAYACAK, KURDELESİZ, KURDURTMAK, KURGUCULUK, KURGULAMAK, KURGULANMA, KURMACILIK, KURŞUNKAYA, KURŞUNLAMA, KURŞUNUMSU, Devamını Oku »»
KURABİLME, KURALLAMA, KURALLICA, KURANCILI, KURAPATAK, KURBAĞALI, KURBAĞLIK, KURBANLIK, KURCALAMA, KURCANMAK, KURDANMAK, KURDELELİ, KURDEŞENİ, KURDUHMAH, KURDUKMAK, KURDURMAK, KURDURTMA, KUREHALON, KUREYŞLER, KURGULAMA, KURKLAMAK, KURMAYLIK, KURNAZLIK, KURSAKSIZ, KURSÜNBÜL, KURŞUNSUZ, KURTADMAK, KURTAĞILI, KURTALMAK, KURTARICI, Devamını Oku »»
KURABİYE, KURAKÇIL, KURAKLIK, KURALSIZ, KURAMSAL, KURANDER, KURANGAZ, KURANKÖY, KURBAĞLI, KURBANLI, KURCAMAK, KURÇANGI, KURDAĞZI, KURDAMAK, KURDEŞEN, KURDEZEN, KURDUMAN, KURDURMA, KUREMONA, KURFALLI, KURGANLI, KURGUSAL, KURGUSUZ, KURKUMİN, KURLAĞAN, KURMALAR, KURNAMAK, KURNASIZ, KURNAZCA, KURSAKLI, Devamını Oku »»
KURAKÇI, KURALCI, KURALLI, KURALON, KURAMAK, KURAMBA, KURAMCI, KURAMPA, KURANDA, KURANGA, KURATAK, KURBAĞA, KURBAĞI, KURCALI, KURÇELİ, KURDAMA, KURDELE, KUREKEN, KURGUCU, KURGULU, KURIMAK, KURIŞIK, KURİMAK, KURMACA, KURMACI, KURNACI, KURNALI, KURSELİ, KURŞETE, KURŞUNİ, Devamını Oku »»
KURABA, KURABİ, KURACI, KURADA, KURALI, KURAMA, KURBAN, KURBAT, KURBET, KURCUK, KURÇAK, KURÇİK, KURDAK, KURDAM, KURDAN, KURDAŞ, KURDEK, KURDİK, KUREBİ, KUREYŞ, KURGAF, KURGAN, KURGAS, KURGAZ, KURGUL, KURGUN, KURGUT, KURĞAF, KURĞUT, KURITA, Devamını Oku »»
KURAĞ, KURAK, KURAL, KURAM, KURAN, KURAŞ, KURAT, KURCA, KURÇA, KURÇI, KURDE, KURDU, KUREK, KUREN, KURGA, KURGU, KURIK, KURIŞ, KURİH, KURİK, KURKA, KURKİ, KURLA, KURLU, KURMA, KURNA, KUROK, KURON, KURRA, KURTİ, Devamını Oku »»
KURA, KURB, KURÇ, KURD, KURE, KURH, KURI, KURİ, KURK, KURP, KURS, KURŞ, KURT, KURU
KUR
KUR
Yabancı paraların ulusal para cinsinden değeri. Karşı cinse ilgi göstererek onun hoşuna gitme, gönlünü kazanmaya çalışma. Düzey. Birinin duygularını okşayacak biçimde davranarak onu elde etmeye çalışma.
KURUMSALLAŞTIRMAK
Kurumlaşmasını sağlamak.
KURTARILABİLME
Kurtarılabilmek işi.
KURALSIZLAŞTIRMA
Belirli bir iş alanı ya da kesimde piyasa sapmasına yol açan düzenlemelerin kısmen ya da tamamen kaldırılması durumu. karşılığı piyasa başarısızlığı.
KURALLAŞTIRMAK
Kural durumuna getirmek.
KURTLUSARIMAZI
Hatay ilinde, Kırıkhan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KURUMSALLAŞTIRMA
Kurumsallaştırmak işi.
KUREYŞLİSARIKAYA
Erzincan kenti, Üzümlü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KURCALAYABİLME
Kurcalayabilmek işi.
KURCALAYABİLMEK
Kurcalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KURTBELİYENİYAPAN
Kırşehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KURŞUNGEÇİRMEZ
Ateşli silahlardan atılan mermilerin girmesini engelleyecek yapıda ve özellikte olan (yelek, cam vb.).
KURAMLAŞTIRMAK
Kuram durumuna getirmek.
KURTARILABİLMEK
Kuratılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KURUMLANABİLMEK
Kurumlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KURULAYABİLMEK
Kurulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AĞIRBAŞLILIK
Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ADABIMUAŞERET
Görgü kuralları.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AĞAÇKAKAN
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.